Dijital Yaşam Güvenliği ve Gizliliği

dlpInternetin gelişmesi ile birlikte önceden mail şifremiz ve bir kaç şifre dışında şifre ezberlememize gerek yoktu.

Şimdi ise onlarca sosyal medya hesaplarımız ve onlara ait bir yığın şifremiz var ama asıl değinmek istediğim şifre sayısı yada bunların nasıl seçileceği yada korunması değil.

“Digital Life Privacy(DLP) –  Dijital Yaşam Gizliliği” ve “Digital Life Security(DLS) Dijital Yaşam Güvenliği” asıl konumuz.

2013 yılında NSA Ulusal Güvenlik Dairesi (National Security Agency) üst düzey çalışanı Edward Joseph Snowden‘in açıkladığı-sızdırdığı bilgiler Dünya’da büyük çalkantı yarattı!

dlpcover

snowden

Edward Joseph Snowden

Snowden; aralarında Yahoo, AOL,Skype, Google, Microsoft,Apple gibi firmaların yazılımlarının takip altında olduğunu ( yani bu gün hemen herkesin bir hotmail,gmail hesabı olduğunu, bir çok kişinin iPhone, iPad kullandığını göz önünde bulundurun! ) ve Verizon firmasının abonelerinin telefonlarının dinlendiğini açıklamış ve belgeler sunmuştu.

Snowden; işte o gün bize aslında sanal Dünya’ya ne kadar pamuk ipliği ile bağlı olduğumuzu, tüm özel hayatımızın bu kadar kolay izlenebildiğini ve gerektiğinde aleyhimize kullanılabileceğini kanıtladı. Kendisi de zaten bu sızıntıları yapmış olmasını söz konusu “özel hayatın gizliği“nin çalıştığı kurum tarafından yapılmış “kişisel hayata müdahele” olması olarak gösterdi ve artık böyle bir çatı altında bulunamayacağı için bunu yaptığını belirtti.   

Snowden belgeselinde dikkatimi çeken olay da şu oldu : NSA açısından; Eğer takip edilecek kişi(ler) ABD dışında ise hiç sorun yok!, ABD içinde ise bir mahkeme kararına bakıyor ve bu kararı almak hiç de zor değil!

Kopan gürültülerden sonra ABD’de son durum nasıl tam olarak bilemiyorum ancak sızdırılan bilgilere göre durumun devam ettiğini varsayarsak; Artık özelinize 2 kat daha fazla dikkat edeceksiniz!

DİJİTAL HAYATIMIZ NE KADAR GÜVENLİ? YADA NE KARA TEHLİKE ALTINDA?

Şöyleki; neredeyse Facebook, WhatsApp, Instagram kullanmayan yok internet ve sosyal medyayı kullanıcıları arasında.

Bir çoğumuz arama motoru olarak Google kullanırız. Hiç merak ettinizmi az önce mesela saç dökülmesine karşılık iyi gelen bir ilaç ararken, yeni girmiş olduğunuz bir sitede bu tür ürünler ile ilgili ürünlerin nasıl reklam olarak karşınıza çıktığını? Yada arabanızı değiştirmek istiyorsunuz bazı marka ve modellere baktınız mesela arabam.com da “aaa oda ne?” ne aradı iseniz size bu sitede reklam olarak sunuluyor:)

Sonra da “ya bu site nereden biliyor benim kelime çare aradığımı veya  hangi araba ile ilgilendiğimi” diye kendinize sorarsınız:) nereden mi biliyor? çünkü Google yapılan tüm aramaları kaydediyor!  hele bir de google’a oturum açarak bu aramayı yaptı iseniz tüm bilgilerinizle bu kaydın oluşmasına katkıda bulunmuş oluyorsunuz!

Bunun iyi tarafından bakarsak anonim aramalarda Google kendi arama sonuçlarını güçlendirmek ve daha hızlı sonuç üretmek için en çok aranan anahtar kelimeleri indeksliyor.

GÜVENLİK VE GİZLİLİK İÇİN NELER YAPMALI?

Peki Anonim de olsa; girdiğiniz sitelerin adresini, arama sonucu download adresini, tarayıcı hafızasına depolanan görsellerin vs. hiç bir sekilde kaydedilmemesi için ne yapmalısınız?

Bunun için tarayıcılar da menüden yeni sayfa-sekme açarken;
Chrome‘da “New Ignito Tab”,
Firefox, Opera, Vivaldi‘de “New Private Window”,
Edge ve Internet Explorer‘da  “New InPrivate” seçmelisiniz.

Peki bu yeterli mi? hayır burada kullandığınız tarayıcıya arka planda gerçekten bunları kaydedip etmediğine güvenmeniz gerekiyor. İşi şansa bırakmak istemiyorsanız veya güvenmiyorsanız; devreye VPN kullanmak, DuckDuckGo arama motorunu kullanmak, Tor servislerini kullanmak gibi çözümler geliyor. Hatta bu gibi çözümler de yetersiz kalabiliyor nasıl mı? tarayıcınızı AdBlocker(reklam engelleyici) dan korumalısınız, HTPPS everywhere ile tarayıcı trafiğinizi şifreleyebilirsiniz…vs. gibi.

Bu kadar detaya kafa yormak istemiyorsanız; bu gibi zor gelen detaylar, ayarlar, eklentiler kurmak-kullanmak yerine ücretli ve güvenilir bir VPN uygulaması kullanabilirsiniz, bu tür uygulamalar sizin yerinize tüm ağ trafiğinizi şifreleyerek yapar…

Hoş ülkemizde son yıllarda yaşadığımız site engellemeleri, erişim kısıtlamaları karşısında bir çok kişi artık VPN(Virtual Private Network – Sanal Özel Ağ) kavramına alışkın artık hatta uzman oldu ve VPN firmalarının en değerli müşterileri arasında Türkler var (biri de benim:) ) 🙂

Peki bu kadar ile bittimi? hayır! yazının başında bir çok firma saydık.
Örneğin Facebook milyonlarca kullanıcısı olan WhatsApp‘ı e Instagramı satın aldı ve elinin altında sonradan aldığı bu iki sosyal ağın bilgilerini bulundurmakta bunu ticari amaçla yada gerektiğinde devlet-gizli servislere vs. vermeyeceğini garanti ettimi? HAYIR!

wafbFacebook & WhatsApp

Nitekim bununla ilgili haberler yayıldıktan sonra uygulamaya bir ayar koymak zorunda kaldılar bakınız : whatsapp bilgilerinizi facebook ile paylasacak peki bilgi paylasimi nasil kapatilir . Yani siz kendi önleminizi almadıysanız, almazsanız geçmiş ola….

İşte bu tür sebeblerden ötürü yakın bir zamanda WhatsApp End2End dediğimiz uçtan uca şifreleme teknolojisini getirdi. Bu yöntem ile mesajlar iki cihaz arasında kriptolu olarak gidiyor ve sunucuda kalmıyor, cihazda saklanıyor cihaza varınca sunucudan siliniyor (ancak WhatsApp yazışmalarında geçen ürün vs. nin tekrar karşınıza Google, Facebook, Instagram reklamı olarak çıkınca yok artık diyorsunuzBig brother is always watching you)

Kısaca Dijital Dünya’da bir şey paylaşırken bir kaç kez düşüneceksiniz! yazdıklarınız siz bastıktan sonra sizden çıkıyor ve geriye almanız her ne kadar mümkün gibi gözüksede aslında hiç de öyle değil bunu unutmayın! Sonuçta her servis sağlayıcı yada hizmet veren firma elbette bazı yedekler ile çalışmak zorunda ama işte burada “Privacy” dediğimiz kullanıcı gizliliği devreye giriyor ve burada bu firmalardan dürüstlük beklemek durumundayız. Bunu şu ana kadar büyük ölçüde Twitter yerine getirdi. Geri kalan güvenliğinizi siz sağlamak durumundasınız bilinçli Internet kullanıcı olarak…

Peki hal böyle olunca ne yapmalı illaki WhatsApp kullanmak zorunda değilsiniz! Telegram, Signal (ki Snowden tarafından güvenli olduğu önerilmiştir), Wire, Wickr gibi alternatif uygulamalara yönelebilirsiniz. Ben bu uygulamalar arasında Telegram‘ı öneriyorum.

aaeaaqaaaaaaaadwaaaajgjjmjkzotq4lthkzjetndnlzi04ztu3ltuymtixyjk3zmy2mg Telegram Web & Mobile & Desktop

Bir başka yazımda yukarıda bahsettiğim alternatif uygulamaların özellik karşılaştırmasını yayınlayacağım.

signal wickr wire-logo

Diğer yandan eğer artık hotmail‘e, gmail‘e vs. gönlünüz soğudu ise ve daha güvenli bir email trafiğiniz olsun istiyorsanız bunun için de elinizde iki alternatifiniz var.

ProtonMail ve Tutanota her iki mail servisi de PGP(Pretty Good Privacy) gibi biraz karmaşık olan şifreleme detaylarını sizden alarak sunucu bazlı yapmaktadır. Her iki serviste maillerinizi kriptolu olarak saklamaktadır ayrıca mailleriniz karşı tarafa kriptolayarak da gönderebilirsiniz bu takdirde karşı taraf mailinizi ancak verdiğiniz şifre ile açıp okuyabilir!

proton

Web / Mobile

tutanota

Web / Mobile

ŞİFRE SEÇİMİ VE YÖNETİMİ NASIL OLMALI?

Bunun yanı sıra “yaaa keklik gibi avlıyorlar bizi, hep hesaplarımız çalınıyor” diyorsanız; ister mail, ister sosyal medya hesaplarınızda kullandığınız şifreler zor olsun : 1 büyük harf, 1 küçük harf, rakam ve işaretlerden oluşsun ve en az 8-10 karakter olsun (örnek : B104wRnk@#) böylelikle kolay yem olmaktan kurtulursunuz!

Ee ben bu kadar karışık şifrenin hangi birini aklımda tutacağım? diyorsanız bunun da çözümü var. Password Manager denen (Şifre Yöneticileri) online-offline çalışan uygulamalar. Sadece bu uygulamaları açmak ve şifrelerinizi yönetmek için bir şifre belirlemeniz ve elbette bunu unutmamaniz gerekiyor:) . Uygulamada; istediğiniz kategori ve alt kategorileri açarak (web siteleri, ftp bilgileri,kredi kartları,veritabanları  vs) şifrelerinizi tanımlıyorsunuz, sağladığı tarayıcı eklenti desteği ile otomatik şifre girişi yapmanızı sağladığı gibi, şifre değiştirdiğinizde de bunu otomatik olarak güncelliyor.
Tüm şifreleriniz güçlü bir şifreleme yöntemi ile bir veritabanında saklı tutuluyor. Yine kriptolu olarak tutmak istediğiniz notlarınız yada yazılarınız olabilir bunu da ‘secure notes’ olarak tutarsınız ‘form fills’ ile kredi kartı bilgilerinizi girer kart suresi bitimine yakın uyarı alirsiniz (LastPass)

Benim kullandığım uygulama LastPass ancak Dashlane, RoboForm, 1Password, Keepass gibi uygulamalar da var ancak ben LastPass’ı öneriyorum.

lastpass

Bunun dışında bahsi geçen bu uygulama servislerin iki adımlı doğrulama yöntemleri ile güvenliğinizi daha da arttırmanız mümkün.

KISACA ÖZEL HAYATINIZ NE KADAR ÖZEL İSE ÖZEL HAYATINIZI PAYLAŞTIĞINIZ DİJİTAL HAYATINIZ DA O KADAR ÖZELDİR , GİZLİLİĞİNE VE GÜVENLİĞİNE NORMAL HAYATTA NE KADAR DİKKAT EDİYORSANIZ DİKKAT ETMENİZ GEREKİR

Evet biraz uzun bir yazı oldu belki ama inanın Dijital Yaşam Gizliliği ve Güvenliği bu kadar basit değil ve sayfalarca sürecek konular var. Ben sadece dijital yaşamda en basit oladikkat etmeniz gereken konulara değindim kısaca.

Faydalı bir bilgilendirme yazısı olduğunu umuyorum. Bir başka yazıda görüşmek üzere…

NOT-1: Bu yazının konusu asla WhatsApp’ı kötülemek ve başka bir uygulamayı övmek değildir. Ancak hakkında sürekli güvenlik açığı  haberleri çıkan, kamuoyunu meşgul eden bir uygulama olunca şüphelerinde olması ve insanların alternatif arayışı içinde olması normaldir.

NOT-2 : Okuduğunuz bu yazı da bir Microsoft hizmeti olup (WordPress)  Microsoft sunucularında barındırılmaktadır. Bu yazının amacı; her konuda bilinçli tüketici olunması arzu edildiği gibi, bilinçli internet kullanıcısı olunmasına katkı sağlamaktır.

IT Çalışanları’nın, SysAdmin’lerin, Yazılımcılar’ın Anlaşılamama Kaderi…

IT Çalışanlarının, SysAdminlerin halk ağzı ile “bilgisayarcıların” yaptığı iş çok kolay görülür “iki tık tık yaptı aldı parayı” denir, kıyma makinasına bir yandan et koyup diğer yandan etin kıyma olarak çıkması kadar kolay görülür yaptıkları iş.
Oysa; uykusuz geçen geceler, sabahlamalar, okunan kitaplar-makaleler-dergiler, forumlar’da geçen zamanlar,  eşe-sevgiliye-çocuklara-aileye az ayrılmış zamanları kimse bilmez!
Hiç bir meslek grubunu hedef almadan söylüyorum her işin kendine göre zorluğu var ama; bir doktora, bir avukat’a, bir öğretmen’e yada benzeri gözde bir meslek grubuna verilen ücretler göze batmazken “bir bilgisayarcı”ya ödenen para çok gelir!
Oysa o Doktor, o Avukat, o Öğretmen, o X yine “bilgisayarcıların” hayatını kolaylaştırması ile parasını kazanır!
Elinden düşürmediği akıllı telefon, tablet, tv kumandası,facebook,twitter,instagram,angry birds “bir bilgisayarcı”‘nın buluşudur!
Hayatını kolaylaştıran teknolojik buluşları “bilgisayarcılara” borçlu olduklarını bilmezler-unuturlar! yada işlerine gelmez!
En kötüsü; sizi aileniz, eşiniz, çoluk-çocuğunuz bile anlaya-maz çoğu zaman yalnız yaşarsınız bu sanal alemi…
İşte bu anlaşılamama içerisinde yaşarken, yaşadıklarını yazıya döken Yuri Korolyov’un (System Admin) yazısı dikkatimi çekti.
Meslektaşların kendilerinde bir şeyler bulacağına eminim…keyif ile okuyacağınızı umarım.

developers

Türkiye’de IT Departmanı ve Help-Desk (Sektöre atılacaklara tavsiyeler…)

Merhaba, ben yaklaşık 250+ client ve 500+ çalışanı olan 7/24 hizmet veren büyük binalardan oluşan bir kurumun IT departmanında görev yapıyorum. Kulağa hoş geliyor ama durum sandığınız gibi kesinlikle değil.

Çünkü burası Türkiye, sektöre atılacaksınız dikkatlice okuyunuz. Eğer siz bilgisayarcıysanız elektrikle çalışan her cihazı kullanmak zorundasınız çünkü yeni nesil bir çamaşır makinesini ayarlayamazsanız iyi bilgisayarcı değilsiniz demektir. Her ne kadar dalgada olsa bu böyle.

IT denince akla serverlar vs gelir ama ülke TR olunca her şeye siz bakıyorsunuz serverda problem var koş Exchange çöktü koş bilgisayarım açılmıyor koş gibi gibi.

Ne mezunu olduğunuz ne bildiğiniz önemli değil bilgisayarcısınız her şeyi yapacaksınız.

Genelde günleriniz şu şekilde geçer. Sabah gelir servera göz atarsınız disk durumları event loglar vs vs tam o sırada telefon çalar yazıcımdan çıktı alamıyorum der biri gider bakarsınız; İhtimal 1: Toner bitti İ2: yazıcı kapalı i3: yanlış yazıcıya göndermiş i4: yazıcının usb bağlantı kablosu çıkmıştır vs vs gibi aptal sorunlar onca eğitim deneyimle bakıyorsunuz üst düzey soru arıyorsunuz bi bakıyorsunuz ki fakülte mezunu analitik düşünen en az 3 yıl deneyimli 2 dil bilen angut yazıcıya kağıt koymamış.

Son kullanıcı bilgisayar kullanmayı bilmez sizi de biliyo saymaz iki tıklıyo gidiyo canım ne varkiden ibaretsiniz siz. Group policyden ve gerekli güvenlik ayarlarından kurulum yapmayı kapatırsınız yöneticiye koşarlar her şey kısıtlı bişi yapamıyoruz yia derler açarsınız virüsler eklentiler gereksiz programlar alır başını gider.

Bağırarak söylüyorum son kullanıcı geri zekalıdır.

Yahu Allahın kitabın yok mu senin sırf sevdiğin filmi yan odada çalışan bayana izletmek için 1 gb lık dosya maille yollanır mı? Gitmiyor diye şikayet edilir mi?

Onu geçtim hadi dalgınlığa gelmiştir sağında oturan solak arkadaşının faresini kendininki sanıp aldığınız fare kalitesiz işi beceremiyorsunuz gibi gibi saatlerce hakaret edenler? Şaşırmayın durun daha yeni başlıyoruz şimdi diyeceksiniz ki sizin oraya has bu yok önceki yerlerde böyle bakın ben süper zeka bir insan değilim bir sıkıntı varsa düşünürüm sebep nedir hata nedir neden olmaz? Deneyerek bulur çözerim.

Eğer bu tarz şeylere baş ederim diyorsanız;

1-Abudik gubidik hatalarda sakin olacaksınız kanser geliyorum demez

2-Her türlü önlemi alın her şeyin yedeği vs sistemli çalışın

3-Mutlaka makale okuyun sektörde her konuda zilyon tane vardır boş vakit demeyin abanın

4-Ne mezunu olduğunuz fark etmez hatayı her alanda arayın internet yoksa prizden gelen kablo hattına kadar kontrol edin.

5-Her şeyi öğrenin ama bir şeyi dibine kadar bilin o sizin uzmanlık alanız olsun örneğin Active Directory’i dibine kadar bilin ama Exchange’i de yönetin Hyper-V ile ilgilenin yeri geldiğinde jack çakın yer geldiğinde kamera bağlayın bir gözünüz yazıcıda da olsun

Bu yazı uzar gider ama şunu bilin 2 sene sözel bir bölüm okuyup masa başı rahatça çalışma imkanı varken tonlarca kitap okuyup dünya kadar konu başlıklarını talan edip özel eğitimlere tonlarca para dökmeyin yapamayın etmeyin sektöre bulaşmayın bulaştıysanız da abanın.

Bir diğer öneri mutlaka İngilizce bilin her şeyden önce. Özel eğitim kurumlarda Sistem uzmanlığı ve benzeri eğitimler almayın video dersleri var boşuna para dökmeyin sertifikasyon için. Prometric ve Pearson Vue’den özel olarak girip alabilirsiniz. Ve bu eğitim kurumları size katılım sertifikası verir ve bir geçerliliği yoktur.

İşe girerken kurumsalız kurumsallaşıyoruz şöyleyiz böyleyiz diyenlere kanmayın kurumsal çalışan bi tek siz olacaksınız geriye kalan herkes kafasına göre çalışacak.

Çalışırken dokümantasyona önem verin kaçmayın hayat kurtarır format atsanız dahi bir kenara yazın defterini tutun. Kurulum yaparken roller vs video kaydı alın yada lightshot gibi programlarla seri ekran görüntüleri alın.

Tekel-el-leştirin. Çünkü herkes sizle dost olmaya çalışacak ama içten içe düşmandır. İşi tekelleştirin tüm şifreler sizde olsun herkesi kendinize muhtaç edin sizi işten kovduklarında 3 gün içerisinde geri çağırmak zorunda kalsınlar..ki bu olay tecrübeyle sabittir.

Söylenmeler; Yha bu pisii çok yawaş değiştirinnn. diyecekler değiştirmeyin bi mail atıyo 2 excel dosyası var akşama kadar facebook’ta geziyo ne vercez sana i7 mi yoksa xeon mu? Aya mı çıkacak mış hadron mu çarpıştıracak? Bırakın sürünsün.

(…)

WhatsApp’ı Bırakmanız İçin Geçerli İki Neden…

WhatsApp Dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından kullanılan sms’i tahtından eden anlık mesajlaşma uygulaması. 

Facebook tarafından satın alındıktan sonra getirdiği yeni özelliklerin yanı sıra bu özelliklerininde tartışıldığı bir uygulama.

Öyleki getirdiği internet bağlantısı üzerinden sesli görüşme yapabilmesi özelliği kadar “mavi tık” özelliği ilede tartışılmaya devam ediyor.

Ancak durum sadece bununla bitmiyor firma ve firmanın  dışında geliştirilen yazılımlar WhatsApp kullanıcılarının kaçışını her geçen gün arttırıyor.

Şimdi bu iki uygulamaya biraz bakalım;

WhatsApp tarafından, kullanıcıların listelerindeki herhangi bir arkadaşının çevrimiçi olma zamanlarını kayıt altına alarak kişinin ne kadar süre çevrimiçi kaldığını görmelerine imkan sağlayan bir program yazıldı. Böylece WhatsAlert uygulaması ile WhatsApp arkadaşlarınızdan birinin çevrimiçi olma zamanları kayıt altına alınacak.

Daha önce WhatsApp için geliştirilen ve oldukça popüler olan WhatsDogg uygulamasının bir benzeri olan WhatAlerts uygulaması, WhatsApp arkadaşlarınızdan birinin çevrimiçi olma zamanlarını kaydediyor. WhatAlert ayrıca seçilen kişinin ne kadar süre çevrimiçi kaldığını da kayıt altına alıyor. Hem ücretsiz hem de “premium” versiyonu bulunan uygulamanın ücretsiz versiyonunda bazı kısıtlamalar bulunuyor.

WhatsDog ise;

WhatsApp’tan seçtiğiniz bir kişinin oturumlarını takip etmenize yardımcı olan ücretsiz bir uygulama. Örneğin sevgilinizin hangi saatlerde kaç dakika boyunca çevrimiçi olduğunu görüntüleyebilirsiniz. Ayrıca geçmişe dönük bir takvim de uygulama içerisinde bulunuyor.

Listenizden seçtiğiniz bir kişinin numarasını girdiğiniz zaman, o kişinin hangi saniye online olduğunu, kaç kişiye yazdığını, hangi dakikada kapattığını anlık olarak raporlayıp telefonunuza bildirim geliyor. Sonra bunları günlük olarak raporlayıp size sunuyor.

Örneğin o kişiye yazdınız ve cevap bekliyorsunuz ama aynı anda online gözükmek istemiyorsunuz. Yazın mesajı, kapatın whatsapp’ı, kişimiz online olduğu anda size bildirim geliyor, siz de konuşmaya kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Böylece hem cevap beklemiyorum ki çok havalıyım moduna girebilir, istediğiniz zaman karşı tarafa dönüş yapabilirsiniz.

örneğin; sevgiliniz siz uyuduktan sonra gece boyu onla bunla mesajlaşıyor ancak sabah uyandığınızda bir bakıyorsunuz ki son görülmesiyle size günaydın mesajı attığı dakika aynı. “ay kurban olurum sabah sabah ilk bana mesaj atmış” diye düşünüyorsunuz doğal olarak:) sevindirik oluyorsunuz..

Telefonunuzda WhatsDog varsa, sevgiliniz gece hangi dakika online olmuş, kaç dakika takılmış, kaç ayrı kişiye yazmış hepsini loglardan takip edebilirsiniz.

Yuva yıkan bir özellik değilmi? 🙂

Hal böyle iken aşk meşk dışındada bu uygulamayı kullanlar; özel hayat konusunu önemseyenler alternatif arıyor.

Bu noktada imdada Telegram yetişiyor! Telegram WhatsApp ile neredeyse aynı arayüze sahip ancak ondan bir kaç gömlek üstün!

Telegramı tanıtan ve WhatsApp’tan üstün olan yanlarını anlattığım, karşılaştırmalar yaptığım yazılarımı okursanız haklı olduğumu göreceksiniz:)
https://soykanozcelik.wordpress.com/2015/01/23/telegram-neden-whatsapp-tan-daha-iyi/

https://soykanozcelik.wordpress.com/2015/02/09/neden-whatsapp-yerine-telegram/

https://soykanozcelik.wordpress.com/2014/10/25/mesajlasma-uygulama-karsilastirmasi/

https://soykanozcelik.wordpress.com/2015/08/29/telegram-ve-bot-platformu/

Telegram ve Bot Platformu

Telegram hakkında önceki yazılarımı hatırlayan yada okumuş olanlar şiddetli bir Telegram savunucusu olduğumu ve neden Telegram’ın WhatsApp‘tan üstün olduğunu anlatmaya çalıştığımı bilir 🙂

Bu yazılarımdan sonrada Telegram cephesinde elbette bir çok yenilikler oldu ancak bu yazımda Bot Platformu özelliğine değineceğim.

Bot nedir? diyen soran olursa kısaca : “ Bot, hedef siteye yazıldığı dile bağlı olarak belirli kodlarla bağlanıp belirli alanlar içinde ki (<table></table>, vs.) bölümleri alıp senin veri tabanına kaydetme işlemidir “ diye tanımlanır. Ağırlıklı olarak haber sitelerinde kullanılır, belirli adreslerden bilgileri çekerek veritabanına kaydeder parametrik yapıya görede otomatik yayına geçer yada pasifte bekler.

Bir başka bakış açısı Bot ilede bir tür web servisi, otomasyon gibi de düşünülebilir. Telegramda artık bu sistem var Telegram zaten API desteği vermekte idi aynı mantıkta API desteği ile Bot servisinide sundu.

Botlara basit olarak Telegram hesapları üzerinden opere edilen yazılım da diyebiliriz.

Peki ne yapar bu Telegram Botları?

Botlar ile herhangi bir amaca yönelik iş yapılabilir. Öğretim, Oyun, Arama, Yayın, Hatırlatma, Bağlantı, başka servisler ile entegrasyon yada internet üzerinden yapılabilecek farklı fikirler.

Botlar sonu bot ismi ile bitiyor testbot, readurlbot vs gibi. Kullanmak istediğiniz Bot’u arama ekranında bulduktan sonra tıkladığınızda karşınıza çıkan Start butonuna tıklayınca başlamış oluyorsunuz.

T04           T01

Burada 2007 de Steve Jobs’un iPhone lansmanındaki söz akla geliyor “Every application needs a slightly optimized set of buttons, just for it. 🙂

Botlar kullanıcıya görevler veya komutlar için özel klavyeler kullanma imkanı sağlıyor.

T02

Her geçen gün geliştiriciler tarafında Botlar üretiliyor şu sıralar en popüler olanlarsa şöyle sıralanabilir:

  • @ImageBot – herhangi bir isimle image arayin web arayip getirsin.

T04

  • @TriviaBot –trivia bilginizi test edin
  • @PollBot – kurmuş olduğunuz yada üyesi olduğunuz gruplarda anket yapın!
  • @RateStickerBot – yıldız oylaması yapın
  • @AlertBot – istediğiniz bir tarih ve zamana kendinize alarm set edin

T06

T07

  • @StoreBot – yeni botlar arayın ve puan verin yenileri çıktıkça size mesaj olarak gelsin

T01

T09

  • @InstaSave_Bot – foto url’sini girin foto Telegramınıza gelsin

T10

  • @B4Tbot – abone olun yeni çıkan botlardan haberinizi olsun!

T11

  • @Todobbot – yapılacak işlerinizi Telegram botları ile takip edin

T12

  • @ShortUrlbot – goo.gl url kısaltma servisinin Telegram versiyonu 🙂

T13

  • @UrlReaderbot – web sitesine ait linki kopyalayın okunur versiyonunu Telegrama getirsin

T14

  • @GetMusicbot – istediğiniz parça adı ile yada sanatçı adı ile arama yapın sonuçlar size gelsin isterseniz download edip dinleyin 🙂

T15

Evet Botlar Telegram ile başka bir boyut kazandı, Telegram anlık mesajlaşma uygulamaları arasında şu an gördüğüm en işlevsel uygulama!

Bir başka yazımda daha çok geliştiricileri ilgilendirecek olan  Visual Studio kullanarak .Net Platformu altında Bot yaratma ve kullanma konularına değineceğim.

Telegram ile ilgili daha önceki yazılarıma aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz

https://soykanozcelik.wordpress.com/2015/02/09/neden-whatsapp-yerine-telegram/

https://soykanozcelik.wordpress.com/2015/01/23/telegram-neden-whatsapp-tan-daha-iyi/

https://soykanozcelik.wordpress.com/2014/10/25/mesajlasma-uygulama-karsilastirmasi/

Telegram neden WhatsApp tan daha iyi

Daha önceki köşe yazılarımda Telegramı tanıtmış bu mesajlaşma yazılımının diğerlerinden farklı olduğunu,WhatsApp‘a en büyük rakip olduğunu belirtmiştim. Hatta bir başka yazımda mesajlaşma uygulamalarının karşılaştırmasını yapmıştım.

telegramvswhatsapp

Geçtiğimiz gün WhatsApp Web versiyonunu kullanıma açtı devrim gibi bir yenilik olarak sunuldu şimdilik IOS kullanıcıları beklemede ama ( IOS politikaları vs gerekçe olarak gösteriliyor peki Telegram bunu nasıl başarıyor? buda ayrı bir konu 🙂 ) bence aşağıdaki özellik karşılaştırması ve kullanım kolaylıklarından bahsedeceğim Telegram’ın gerçekten övgüyü hakettiğini ve haklı olduğumu düşüneceğinizi umarım.

  • Telegram öncelikle size özel ve güçlü bir şifreleme ile mesajları uçtan uca ulaştırıyor.
  • bulut tabanlı böylelikle her plartformda saniyeler içierisinde son yazışmalarınız karşısınıza geliyor.
  • Hissedilir derecede hizli ayn zamanda bu sync olarakta böyle.
  • Dağıtık yapıda yani Dünya’nın çeşitli yerlerindeki sunucuları sayesinde bu hız sağlanıyor.
  • En önemlisi Open Source ve API desteği var yani kendi web sitenizin altında bile çalıştırabilir canlı destek ve ya sohbet amaçlı kullandırabilirsiniz ( bu özellik yazılımcılar açısından önemli )
  • Ücretsiz,Reklamsız ve ömür boyu ücretsiz olacağı garanti ediliyor.
  • Güvenli,iki kat güvenli sohbet etmek isterseniz Secure Chat(Güvenli Sohbet) açabiliyorsunuz.
  • Dosya,Media ve sohbet boyutlarında sınır yok.

Telegram ile neler yapabilirsiniz?

  • Tüm cihazlarınızdan ulaşabilir istediğiniz anda son oturum açtığınız cihaz hariç diğer oturumları kapatabilirsiniz.
  • Herhangi bir dosya turunu ister kendinize! ister başkasına gönderebilirsiniz bir çeşit bulut depolama olarak kullanabilirsiniz.
  • mesajlarınızı sureli gonderebilirsiniz.
  • API desteği sayesinde kendi uygulamalarınıza entegre edebilirsiniz.

Karşılaştırma tablosuna bakalım birde;

Telegram & WhatsApp Karşılaştırması
Telegram WhatsApp
Activation(Aktivasyon) GSM GSM
Across DeviceSync(Senkronizsyon) X
Encrypted Chat(Kriptolu Mesaj) X
Self Destructive Message(Süreli Mesaj) X
MAC OSX X
Windows X
Linux X
IOS
Android
WindowsPhone
Web Chrome+Android+WP+BB
Portable (Windows Desktop) X
Take Photo or Video(Foto-Video Çekim)
Choose Photo or Video(Foto Video Seçim)
Share Location(Konum Paylaşma)
Share Contact(Kişi Paylaşma)
Send Document(Döküman Yollama) X
Find Images(Resim Arama) X
Add contact with @username
(Kullanıcı adı ile arama-ekleme)
X
Send To Menu Integration(Desktop)
(Gönder Menüsü Entegrasyonu)
X
File Size(Dosya Boyutu) Unlimited-sınırsız 50-100 Mb
File Type(Dosya Türü) Any-Herhangi bir tür Image+Video
Stickers X
Open Source
(Açık Kaynak)
X
Price(Ücret) Free-Ücretsiz $0.99 after 1 year (1 yıldan sonra ücretli)
Max Group Member
(Maks.Grup Üyesi Sayısı)
up to 200 member(maks.200 üye) up to 100 member (maks.100 üye)
Groups
(Grup Oluşturma)
Broadcast
(Toplu Mesaj)

Sonuç olarak ; şu an tek eksiğin Türkçe menü desteğinin olmaması gösterilebilir (TR menü desteği yakında tüm versiyonlarda olması bekleniyor 90% oranında Türkçeleştirildi) ama arayüz olarak WhatsApp ile nerdeyse aynı olduğu için ve kullanıcıların kullanmak konusunda bir sıkıntı yaşamaları söz konusu değil.

Kişisel olarak beğenerek kullandığım Telegram’ı WhatsApp kullanıcılarına bir defa mutlaka Mobil ve Masaüstü sürümlerini kurarak kullanmalarını öneriyorum pişman olmayacaklar! 🙂

WhatsApp’ın arkasında hele Facebook satın aldıktan sonraki güç ve kullanıcı sayısı yadırganmaz elbette ama henüz kendisinin sunmadığı veya vaat etmediği özellikleri bir başka uygulamanın şu an başarılı bir şekilde kullandırıyor olmasıda ve her geçen gün kullanıcı kitlesini arttırması gözden kaçmamalı.

Umarım keyifli bir bilgilendirme olmuştur.