Eyvah kimlik bilgilerim çalındı!

Son günlerde iyice paranoyak olduk; “eyvah kimlik bilgilerim çalındı!” diye… Bu yeni değil elbet vatandaş!

Sadece şimdilerde günyüzüne çıktı! hiç merak ettinmi? nasıl oluyor da benim GSM numaramı biliyorlar da beni arayıp mesela “sivilcem için” ilaç pazarlamaya çalışıyorlar! yada İ.Melih Gökçek nasıl oluyor da benim numaramı bilip bana   SMS atarak akşamki çıkacağı programın duyurusunu, reklamını yapıyor?

Nasıl mı? işte bu çalınan-satılan kimlik bilgileri ile buna GSM şirketlerini dahil ederek yada zorla ellerindeki abone kayıt bilgilerini alarak 😦

Şimdi de biraz araştırmalarım soncu derlediğim çalınan kimlik bilgilerimize ve başımıza nasıl dertlerin açılabileceğine bakalım;

Maalesef ki 2009 Yılında YSK’dan Çekilen MERNİS Veri Tabanı Internette Paylaşılıyor. . .

Bu Veri Tabanı 2010 Yılında SQL Bilgileri ile Programa Dökülmüştü. . .

Yine Yeniden Servis Edilen ve Servis Edilmeye Devam Edecek Bir Durum. . .

Elbette ki Torrent Olduğu Sürece de Bu Devam Edecektir. . .

Hatırlarsanız Şubat Ayında Emniyet Genel Müdürlüğü Hacklendi Diye Haberler Ortaya Çıktı. . .

O Kısımda da Kimlik Bilgileri Indirmeye Sunulmuştu . .

Orada Çok Güzel Bir Şekilde Sunum Yapıldı ki ; Yine Bu Kimlik Bilgilerinin Içindeki Sorgu.exe Dosyasına Birden Fazla Trojan ve Uzaktan Yönetim Sağlamaya Yarayan Malware Keşfedilmişti. . .

Botnetlerle Geçen Seferki Tamamlanamayan DDoS / DoS Furyası Için Alt Zemin Hazırlanmıştı. . .

Şimdi ise Yine Yeniden Aynı Şey Oluyor. . .

Lakin Bu Sefer Iş Sadece Beyaz Şapkalı Hacker ve Siyah Şapkalı Hacker Savaşından Çıkmış Oldu. . .

Artık Dolandırıcılarda Bu Işin Içinde. . . ve Olaylar Öyle Bir Hal Aldı ki Bu Bilgiler, Arama Motorları Üzerinden Herkesin Rahatlıkla Ulaşılabileceği Bir Hale Büründü!

Peki Bu Durum; Kimlik Bilgilerimiz,  Kişisel Verilerimizin  Güvenlik Ihlali !  Bizi Ne Gibi Zarara Uğratır ?

Tek Kelime ile Anlatacak Olursak Eğer ;

Kopyalanırız. . .

Varlığımız Bir Başkasında Hiç Hayal Etmediğimiz Özellikte Vücut Bulur. . .

Bu Kopya / Klon Kişi Adınızı Kullanarak Telefon Hattı Açabilir, Trafikte Ceza Aldığı Takdirde Adınıza Ceza Puanları Düşürebilir, Adınıza Kira Kontratı Yapıp Borçlanma Yapabilir, Yine Aynı Kira Kontratı ile Adınıza Su, Elektrik ve Doğalgaz Gibi Abonelikler Yapabilir, Belediyeden Mesken Borcu Çıkartabilir, Açık Ev Adresiniz Bulunduğu Için Kargo Gönderimlerinde Kapıda Ödeme Seçeneği ile Yüklü Bir Miktar ile Karşılaşabilirsiniz. . .

Peki Bu Felaket Denilecek Durumdan Korunmak, Önlem Almak Için Ne Yapmak Gerekir ?

Maalesef ki Vatandaş Olarak Konu Üzerinde Çok Fazla Birşey Yapamıyoruz  Dikkatli Olmaktan Başka…

Şimdilik İlk Çaremiz e – Devlet Portalı
https://www.turkiye.gov.tr

Gelen Telefonlara, Kapınıza Gelenlere Hatta Aldığınız e-Postalara Bile Şüpheyle Yaklaşmanız Gerekiyor!

e – Devlet Bu Konu Üzerinde En Önemli Kısım Çünkü Adınıza Yapılan Her Durumdan Haberdar Olmanızı Sağlayacak Bir Platform. . . e – Devlet Şifreniz Yok ise Size En Yakın PTT Şubesine ” Bizzat ” Kimliğiniz ile Başvurarak Edinebilirsiniz

Dipnot ; Ilk Kez Şifre Alıyorsanız 2 TL, Şifrenizi 2. Kez Alıyorsanız 4 TL Gibi Bir Ücret Ödemeniz Gerekiyor

En Yakın PTT şubesini aşağıdaki linkleri kullanarak bulabilirsiniz;
https://www.turkiye.gov.tr/en-yakin-ptt
http://enyakinptt.ptt.gov.tr/Enyakinptt/

e – Devlet Şifrenizi Aldıktan Sonra Mobil Hat Sorgulaması Yaparak Adınıza Açılmış Telefonları Görebilirsiniz, Adınıza Açılmış Mahkeme Davalarını Görebilirsiniz, Trafik Cezalarını Kontrol Edebilirsiniz, Vergi Borçlarınızı Görebilirsiniz, HGS ve OGS Ihlallerinizi Sorgulayabilirsiniz ;

Mobil Hat Sorgulaması
https://www.turkiye.gov.tr/mobil-hat-sorgulama

Mahkeme Dava Sorgulama
https://www.turkiye.gov.tr/davalarim

Trafik Cezaların Kontrol
https://www.turkiye.gov.tr/kugm-ceza-sorgulama

Sorgulamalarda Olağandışı Hareket Görürseniz Mutlaka Ama
Mutlaka Savcılığa Başvurunuz!

e- Devletten Gerekli Kontrolleri Yaptıktan Sonra Kendimizi Korumaya Almak Adına Ilişkili Olduğumuz Kurum ve Kuruluşlarda Sıra ;

Tüm Operatörlere Mevcut Numaranızı ve Bilgilerinizi Belirtip Bu Bilgilerin ve Imzanızın Dışında Yeni Bir Hat Açtırmak Istemediğinizi Belirten Imzalı Bir Dilekçe Gönderiniz. . .

Hizmet Aldığınız Elektrik ve Doğalgaz Şirketlerine Giderek Mevcut Abonelik Numaranızı ve Bilgilerinizi Belirtip Bu Bilgilerin ve Imzanızın Dışında Yeni Bir Abonelik Açtırmayacağınızı ve Açılırsa Bu Durumdan Kurumun Sorumlu Olacağını Belirten Imzalı Bir Dilekçe Yazınız. . .

Ilişkili Olduğunuz Banka Hesaplarını Kontrol Ediniz

Hesabınızda Bulunan EFT ve Havale Limitlerini Sıfırlayınız veyahut Tamamiyle Kapatınız Gerektiğinde Anlık Olarak Kullanınız

Bankalara Giderek Adınıza Alınmış Tüm Kredi ve Kart Bilgilerini Kontrol Ediniz

Beklemediğiniz Bir Kargo Alırsanız Kargo Takip Numarasını Sorgulatınız

Geçmiş Olsun denmemek için bu kontrolleri mutlaka yapınız….

Advertisements

IT Çalışanları’nın, SysAdmin’lerin, Yazılımcılar’ın Anlaşılamama Kaderi…

IT Çalışanlarının, SysAdminlerin halk ağzı ile “bilgisayarcıların” yaptığı iş çok kolay görülür “iki tık tık yaptı aldı parayı” denir, kıyma makinasına bir yandan et koyup diğer yandan etin kıyma olarak çıkması kadar kolay görülür yaptıkları iş.
Oysa; uykusuz geçen geceler, sabahlamalar, okunan kitaplar-makaleler-dergiler, forumlar’da geçen zamanlar,  eşe-sevgiliye-çocuklara-aileye az ayrılmış zamanları kimse bilmez!
Hiç bir meslek grubunu hedef almadan söylüyorum her işin kendine göre zorluğu var ama; bir doktora, bir avukat’a, bir öğretmen’e yada benzeri gözde bir meslek grubuna verilen ücretler göze batmazken “bir bilgisayarcı”ya ödenen para çok gelir!
Oysa o Doktor, o Avukat, o Öğretmen, o X yine “bilgisayarcıların” hayatını kolaylaştırması ile parasını kazanır!
Elinden düşürmediği akıllı telefon, tablet, tv kumandası,facebook,twitter,instagram,angry birds “bir bilgisayarcı”‘nın buluşudur!
Hayatını kolaylaştıran teknolojik buluşları “bilgisayarcılara” borçlu olduklarını bilmezler-unuturlar! yada işlerine gelmez!
En kötüsü; sizi aileniz, eşiniz, çoluk-çocuğunuz bile anlaya-maz çoğu zaman yalnız yaşarsınız bu sanal alemi…
İşte bu anlaşılamama içerisinde yaşarken, yaşadıklarını yazıya döken Yuri Korolyov’un (System Admin) yazısı dikkatimi çekti.
Meslektaşların kendilerinde bir şeyler bulacağına eminim…keyif ile okuyacağınızı umarım.

developers

Türkiye’de IT Departmanı ve Help-Desk (Sektöre atılacaklara tavsiyeler…)

Merhaba, ben yaklaşık 250+ client ve 500+ çalışanı olan 7/24 hizmet veren büyük binalardan oluşan bir kurumun IT departmanında görev yapıyorum. Kulağa hoş geliyor ama durum sandığınız gibi kesinlikle değil.

Çünkü burası Türkiye, sektöre atılacaksınız dikkatlice okuyunuz. Eğer siz bilgisayarcıysanız elektrikle çalışan her cihazı kullanmak zorundasınız çünkü yeni nesil bir çamaşır makinesini ayarlayamazsanız iyi bilgisayarcı değilsiniz demektir. Her ne kadar dalgada olsa bu böyle.

IT denince akla serverlar vs gelir ama ülke TR olunca her şeye siz bakıyorsunuz serverda problem var koş Exchange çöktü koş bilgisayarım açılmıyor koş gibi gibi.

Ne mezunu olduğunuz ne bildiğiniz önemli değil bilgisayarcısınız her şeyi yapacaksınız.

Genelde günleriniz şu şekilde geçer. Sabah gelir servera göz atarsınız disk durumları event loglar vs vs tam o sırada telefon çalar yazıcımdan çıktı alamıyorum der biri gider bakarsınız; İhtimal 1: Toner bitti İ2: yazıcı kapalı i3: yanlış yazıcıya göndermiş i4: yazıcının usb bağlantı kablosu çıkmıştır vs vs gibi aptal sorunlar onca eğitim deneyimle bakıyorsunuz üst düzey soru arıyorsunuz bi bakıyorsunuz ki fakülte mezunu analitik düşünen en az 3 yıl deneyimli 2 dil bilen angut yazıcıya kağıt koymamış.

Son kullanıcı bilgisayar kullanmayı bilmez sizi de biliyo saymaz iki tıklıyo gidiyo canım ne varkiden ibaretsiniz siz. Group policyden ve gerekli güvenlik ayarlarından kurulum yapmayı kapatırsınız yöneticiye koşarlar her şey kısıtlı bişi yapamıyoruz yia derler açarsınız virüsler eklentiler gereksiz programlar alır başını gider.

Bağırarak söylüyorum son kullanıcı geri zekalıdır.

Yahu Allahın kitabın yok mu senin sırf sevdiğin filmi yan odada çalışan bayana izletmek için 1 gb lık dosya maille yollanır mı? Gitmiyor diye şikayet edilir mi?

Onu geçtim hadi dalgınlığa gelmiştir sağında oturan solak arkadaşının faresini kendininki sanıp aldığınız fare kalitesiz işi beceremiyorsunuz gibi gibi saatlerce hakaret edenler? Şaşırmayın durun daha yeni başlıyoruz şimdi diyeceksiniz ki sizin oraya has bu yok önceki yerlerde böyle bakın ben süper zeka bir insan değilim bir sıkıntı varsa düşünürüm sebep nedir hata nedir neden olmaz? Deneyerek bulur çözerim.

Eğer bu tarz şeylere baş ederim diyorsanız;

1-Abudik gubidik hatalarda sakin olacaksınız kanser geliyorum demez

2-Her türlü önlemi alın her şeyin yedeği vs sistemli çalışın

3-Mutlaka makale okuyun sektörde her konuda zilyon tane vardır boş vakit demeyin abanın

4-Ne mezunu olduğunuz fark etmez hatayı her alanda arayın internet yoksa prizden gelen kablo hattına kadar kontrol edin.

5-Her şeyi öğrenin ama bir şeyi dibine kadar bilin o sizin uzmanlık alanız olsun örneğin Active Directory’i dibine kadar bilin ama Exchange’i de yönetin Hyper-V ile ilgilenin yeri geldiğinde jack çakın yer geldiğinde kamera bağlayın bir gözünüz yazıcıda da olsun

Bu yazı uzar gider ama şunu bilin 2 sene sözel bir bölüm okuyup masa başı rahatça çalışma imkanı varken tonlarca kitap okuyup dünya kadar konu başlıklarını talan edip özel eğitimlere tonlarca para dökmeyin yapamayın etmeyin sektöre bulaşmayın bulaştıysanız da abanın.

Bir diğer öneri mutlaka İngilizce bilin her şeyden önce. Özel eğitim kurumlarda Sistem uzmanlığı ve benzeri eğitimler almayın video dersleri var boşuna para dökmeyin sertifikasyon için. Prometric ve Pearson Vue’den özel olarak girip alabilirsiniz. Ve bu eğitim kurumları size katılım sertifikası verir ve bir geçerliliği yoktur.

İşe girerken kurumsalız kurumsallaşıyoruz şöyleyiz böyleyiz diyenlere kanmayın kurumsal çalışan bi tek siz olacaksınız geriye kalan herkes kafasına göre çalışacak.

Çalışırken dokümantasyona önem verin kaçmayın hayat kurtarır format atsanız dahi bir kenara yazın defterini tutun. Kurulum yaparken roller vs video kaydı alın yada lightshot gibi programlarla seri ekran görüntüleri alın.

Tekel-el-leştirin. Çünkü herkes sizle dost olmaya çalışacak ama içten içe düşmandır. İşi tekelleştirin tüm şifreler sizde olsun herkesi kendinize muhtaç edin sizi işten kovduklarında 3 gün içerisinde geri çağırmak zorunda kalsınlar..ki bu olay tecrübeyle sabittir.

Söylenmeler; Yha bu pisii çok yawaş değiştirinnn. diyecekler değiştirmeyin bi mail atıyo 2 excel dosyası var akşama kadar facebook’ta geziyo ne vercez sana i7 mi yoksa xeon mu? Aya mı çıkacak mış hadron mu çarpıştıracak? Bırakın sürünsün.

(…)

İlgiyle Takip Edilen “indir.com Mobil Uygulama Yarışması 2016” Başlıyor!

2014 ve 2015 yıllarında gerçekleşen ve yoğun ilgi gören “indir.com Mobil Uygulama Yarışması” katılım süreci başladı. Beklenen ilgiyi gören yarışmaya katılacak olan uygulamalarda, 1 Ocak 2016 tarihinden sonra uygulama mağazalarından yayınlanmış olma şartı aranıyor.

Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek olan yarışmada katılımcılar, geliştirdikleri uygulamaları tanıtma şansına sahip olacaklar. Ayrıca finale kalarak ilk 3’ giren katılımcıları birbirinden muhteşem ödüller bekliyor.

“İndir.com Mobil Uygulama Yarışması” bu yıl yeniliklerle geliyor!

Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen ve yoğun ilgiyle takip edilen “indir.com Mobil Uygulama Yarışması”na ek olarak bu yıl sadece Üniversitelilerin katılımına açık olacak olan “Üniversitelilere Özel indir.com Mobil Uygulama Yarışması” gerçekleşecek.

“Üniversitelilere Özel indir.com Mobil Uygulama Yarışması”nın ödül töreni, kazanan katılımcının öğrenim gördüğü Üniversitede gerçekleşecek ve bu etkinliğe tüm öğrenciler davetli olacak.

Örneğin; kazanan öğrenci Pamukkale Üniversitesi’nde öğrenim görüyorsa ödül töreni Denizli’de Pamukkale Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Mobil Etkinlik’te gerçekleştirilecek.

Üniversiteliler için indir.com Mobil Uygulama Yarışması şartları ve katılım formu

7’den 70’e bireysel veya 3 kişilik ekipten oluşan herkesin katılımına açık olan “indir.com Mobil Uygulama Yarışması 2016” ödül töreni ise; bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan “Mobil Etkinlik” bünyesinde, 14 Mayıs 2016’da İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşecek.

“indir.com Mobil Uygulama Yarışması 2016” şartları ve katılım formu

KESİNLEŞEN ÖDÜLLER

Kesinleşen ödüller aşağıdaki gibidir. Diğer ödüllerin neler olacağı ise, ilerleyen günlerde indir.com tarafından duyurulacaktır.

Birinci; 1 hafta Silikon Vadisi tatili (San Francisco), bukalemun.com’dan 5000 TL değerinde ASO hizmeti, indir.com’dan 5.000TL değerinde reklam.

İkinci; Antalya’da 1 hafta tatil, indir.com’dan 2.500TL değerinde uygulamanın tanıtımı…

Üçüncü; Antalya’da 3 gün tatil, indir.com’dan 1.000TL değerinde uygulamanın tanıtımı…

Üniversitelilere 5000 TL Nakit Para Ödülü!

Yarışma birincisi ödülüne ek olarak sadece “Üniversiteliler İçin Mobil Uygulama Yarışması” kazananına Silikon Vadisi tatilindeki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 5000 TL nakit para ödülü verilecek.

indir.com, mobil uygulama geliştiren ve uygulamasını daha geniş bir kitleye tanıtmak isteyen tüm geliştiricileri yarışmaya davet ediyor.

Telegram neden WhatsApp tan daha iyi

Daha önceki köşe yazılarımda Telegramı tanıtmış bu mesajlaşma yazılımının diğerlerinden farklı olduğunu,WhatsApp‘a en büyük rakip olduğunu belirtmiştim. Hatta bir başka yazımda mesajlaşma uygulamalarının karşılaştırmasını yapmıştım.

telegramvswhatsapp

Geçtiğimiz gün WhatsApp Web versiyonunu kullanıma açtı devrim gibi bir yenilik olarak sunuldu şimdilik IOS kullanıcıları beklemede ama ( IOS politikaları vs gerekçe olarak gösteriliyor peki Telegram bunu nasıl başarıyor? buda ayrı bir konu 🙂 ) bence aşağıdaki özellik karşılaştırması ve kullanım kolaylıklarından bahsedeceğim Telegram’ın gerçekten övgüyü hakettiğini ve haklı olduğumu düşüneceğinizi umarım.

  • Telegram öncelikle size özel ve güçlü bir şifreleme ile mesajları uçtan uca ulaştırıyor.
  • bulut tabanlı böylelikle her plartformda saniyeler içierisinde son yazışmalarınız karşısınıza geliyor.
  • Hissedilir derecede hizli ayn zamanda bu sync olarakta böyle.
  • Dağıtık yapıda yani Dünya’nın çeşitli yerlerindeki sunucuları sayesinde bu hız sağlanıyor.
  • En önemlisi Open Source ve API desteği var yani kendi web sitenizin altında bile çalıştırabilir canlı destek ve ya sohbet amaçlı kullandırabilirsiniz ( bu özellik yazılımcılar açısından önemli )
  • Ücretsiz,Reklamsız ve ömür boyu ücretsiz olacağı garanti ediliyor.
  • Güvenli,iki kat güvenli sohbet etmek isterseniz Secure Chat(Güvenli Sohbet) açabiliyorsunuz.
  • Dosya,Media ve sohbet boyutlarında sınır yok.

Telegram ile neler yapabilirsiniz?

  • Tüm cihazlarınızdan ulaşabilir istediğiniz anda son oturum açtığınız cihaz hariç diğer oturumları kapatabilirsiniz.
  • Herhangi bir dosya turunu ister kendinize! ister başkasına gönderebilirsiniz bir çeşit bulut depolama olarak kullanabilirsiniz.
  • mesajlarınızı sureli gonderebilirsiniz.
  • API desteği sayesinde kendi uygulamalarınıza entegre edebilirsiniz.

Karşılaştırma tablosuna bakalım birde;

Telegram & WhatsApp Karşılaştırması
Telegram WhatsApp
Activation(Aktivasyon) GSM GSM
Across DeviceSync(Senkronizsyon) X
Encrypted Chat(Kriptolu Mesaj) X
Self Destructive Message(Süreli Mesaj) X
MAC OSX X
Windows X
Linux X
IOS
Android
WindowsPhone
Web Chrome+Android+WP+BB
Portable (Windows Desktop) X
Take Photo or Video(Foto-Video Çekim)
Choose Photo or Video(Foto Video Seçim)
Share Location(Konum Paylaşma)
Share Contact(Kişi Paylaşma)
Send Document(Döküman Yollama) X
Find Images(Resim Arama) X
Add contact with @username
(Kullanıcı adı ile arama-ekleme)
X
Send To Menu Integration(Desktop)
(Gönder Menüsü Entegrasyonu)
X
File Size(Dosya Boyutu) Unlimited-sınırsız 50-100 Mb
File Type(Dosya Türü) Any-Herhangi bir tür Image+Video
Stickers X
Open Source
(Açık Kaynak)
X
Price(Ücret) Free-Ücretsiz $0.99 after 1 year (1 yıldan sonra ücretli)
Max Group Member
(Maks.Grup Üyesi Sayısı)
up to 200 member(maks.200 üye) up to 100 member (maks.100 üye)
Groups
(Grup Oluşturma)
Broadcast
(Toplu Mesaj)

Sonuç olarak ; şu an tek eksiğin Türkçe menü desteğinin olmaması gösterilebilir (TR menü desteği yakında tüm versiyonlarda olması bekleniyor 90% oranında Türkçeleştirildi) ama arayüz olarak WhatsApp ile nerdeyse aynı olduğu için ve kullanıcıların kullanmak konusunda bir sıkıntı yaşamaları söz konusu değil.

Kişisel olarak beğenerek kullandığım Telegram’ı WhatsApp kullanıcılarına bir defa mutlaka Mobil ve Masaüstü sürümlerini kurarak kullanmalarını öneriyorum pişman olmayacaklar! 🙂

WhatsApp’ın arkasında hele Facebook satın aldıktan sonraki güç ve kullanıcı sayısı yadırganmaz elbette ama henüz kendisinin sunmadığı veya vaat etmediği özellikleri bir başka uygulamanın şu an başarılı bir şekilde kullandırıyor olmasıda ve her geçen gün kullanıcı kitlesini arttırması gözden kaçmamalı.

Umarım keyifli bir bilgilendirme olmuştur.

İnternet üzerinden izlenme şekil değiştiriyor!

Şubat 2014’te düzenlenen internet yasası yine değişiyor ve bu kez site kapatmak daha da kolaylaşıyor.

TİB’in talimatıyla internete resen (başvuruya gerek kalmadan) erişim engelleme yapılacak hallere, “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi” durumları gerekçe gösterilerek eklendi tüm internet trafik bilgilerinin, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda (TİB) toplanması sağlanıyor.

Uzun süredir çıkması beklenen torba yasa tasarısının görüşmelerinin son gününde, 129’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, internet trafik bilgilerinin depolanmasıyla ilgili önemli bir değişiklik yapıldı. İnternette trafik bilgisi, “hangi kullanıcının hangi adresi ziyaret ettiği ve ne kadar süreyle o adreste kaldığı” bilgilerini içeriyor. Sitenin içeriği ise, trafik bilgisi kapsamında değerlendirilmiyor ve saklanmıyor. Şubat ayında yapılan yasal düzenlemeyle, internet kullanıcılarının trafik bilgilerinin 6 aydan 2 yıla kadar erişim sağlayıcıları tarafından saklanması zorunluluğu getirilmişti. Buna göre trafik bilgisi ancak bir suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında mahkemelerce talep edilmesi halinde, TİB tarafından erişim sağlayıcıdan alınacak ve mahkemeye sunulacaktı.

Yapılan değişiklikle, bu madde tamamen değiştirildi. Buna göre artık trafik bilgileri TİB’de saklanacak. Hâkim tarafından karar verilmesi halinde de ilgili mercilere verilecek. Yetkililer düzenlemenin gerekçesini, “Bir trafik bilgisi mahkeme tarafından talep edildiğinde bu bilginin temin edilip mahkemeye sunulması en az 1 aylık bir süreci kapsıyordu. Bu da birçok konuda gecikmeye neden oluyordu. Trafik bilgilerinin TİB’de tutulmaya başlanmasıyla birlikte, hâkimler bir karar verdiğinde hızlıca hareket etme imkânı olacak” sözleriyle açıkladı.

Dinlemeler konusunda en büyük polemiklerin odağında kalan TİB, telefonla dinleme ve takibin içine bir de internet takibini katmış bulunuyor. Çok kısa bir süre önce geçirilen torba yasayla TİB, trafik bilgilerini en az 6 ay saklayacak ve ihtiyaç duyulduğunda doğrudan mahkemeye ulaştıracak.

  • Telefon dinlemelerinde trafik bilgisi şirketlerden isteniyor. Bu konuda anlaşılan o ki internet trafik bilgilerini doğrudan TİB alacak ve saklayacak
  • Normal şartlarda dinleme yapılması için mahkeme emri veya savcıların prosedüre uygun istekleri geliyordu. Oysa internet bilgileri ne olur ne olmaz günün birinde istenebilir diye tamamıyla kontrol edilip saklanacak.
  • Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulması planlanıyor ve bu yönde adımlar atılıyordu. Bu adımın atılmasıyla bu birlik kadük oldu.
  • Eskiden Türk Telekom ve benzeri servis sağlayıcılardan bilgiler istendiği için halkın negatif ilgisine maruz kalınıyordu. Şimdi şirketler bundan kurtulmuş oluyor.

Yorum

Bu durum neleri değiştiriyor:

Diyelim bir rahatsızlığınız var ya da şüpheleriniz var Google üzerinde araştırma yapıyorsunuz. Önce Google.com’a girişiniz, sonra yaptığınız aramalar, aranan kelimeler, sonuçlara göre gittiğiniz siteler, bu sitelerde ve Google’da ne kadar kaldığınız kayıt altına alınabilecek. Buna pornografik içerik yada illegal içerik arama vs dahil ya da adres çubuğundan ziyaret ettiğiniz tüm siteler ve burada kalma süreleriniz kayıt altına alınacak.

Yukarıda listelediğim gibi Eskiden potansiyel suçlular izlenirken şimdi herkes izlenecek. Bu bilgilerin 3.kişilerle paylaşıldığını düşünün. Mesela bir gün bir sigorta şirkertinden biri sizi arayıp “vefat halinde bu kadar kaza halinde bu kadar”la başlayan bir konuşma yapabilir ya da bir sağlık kuruluşunuzdan check-up için yada “şu şu rahatsızlıklar için kampanyamız var” diye aranabilirsiniz sonra iyide nereden biliyorlar diye düşünebilirsiniz. Cevap gayet basit: “Big brother is watching you!”

Peki şimdi ne yapacağız?

Yanıtım öncelikle bilinçli kullanıcı olup kişisel özgürlüklere giren bu tür konularda duyarlı olunması. Daha sonra:

VPN (Virtual Private Network-Sanal Özel Ağ http://tr.wikipedia.org/wiki/Virtual_Private_Network ) VPS(Virtual Private Server-Sanal Özel Sunucu http://tr.wikipedia.org/wiki/Virtual_hosting ) Meshnet ( http://www.bianet.org/bianet/biamag/150605-ozgur-ve-ucuz-internet-meshnet, https://korsanparti.org/2013/09/25/internet-oldu-yasasin-meshnet-internette-gozetlemeden-bikan-kullanicilar-kendi-internetini-kurdu-meshnet/) gibi çözümlerin kullanılması.

Bu çözümlerin arasında en kolay ve sıradan internet kullanıcılarının kullanabileceği VPN, bir çoğu aç-kapa şeklinde çalışıyor. Buna ek olarak seçeceğiniz VPN hizmeti paralı olursa bağlantı protokolu desteği olarak SSL/TLS,PPTP, IPSec, L2TP gibi protokol desteği olup olmadığı, sunucu konumları ve en önemlisi kayıt tutmayan bir hizmet olmasına dikkat edin. Ücretsiz VPN de kullanabilirsiniz ancak kayıt tutmama ve diğer hizmetler konusunda garanti vermeyebilirler.

VPN aslında oldukça kullanılan bir çözümdür.

Bankalar, Konsolosluklar, yurt içi – yurt dışı şubeleri olan şirketler… Bu güvenli ve sadece kendilerine tanımlı tünelden bilgilerini taşırlar. En basit anlatımla İstanbul’dan Ankara’ya aynı yoldan siz de gidersiniz, diğerleri de. Ancak siz görünmez bir tünel içinden, diğerleri açık ve aynı kulvardan.

Konuyu daha net kavramak adına https://www.youtube.com/watch?v=_GIZvv5fZ9I bağlantısındaki videoyu izlemenizi öneririm.

@soykanozcelik | about.me/soykanozcelik

 

Sosyal Medyayı Doğru Kullanmak,Sosyal Medya Etiği

Sosyal medyayı doğru kullanma yolları, bu 10 maddeye çok dikkat edin

1.Yalan söylemeyin

 2. Nefret etmeyin

 3. Paylaşmak değer vermektir

 4. Küfretmeyin

 5. Saygısızlık etmeyin

 6. Uygun bilgi paylaşımı yapın

 7. Hatalarınızı düzeltmekten kaçınmayın

 8. Sevginizi gösterin

 9. Özele saygı gösterin

 10. Her şeyi kararında kullanın

Unutmayın…

Internette paylaşılan her şey sonsuza kadar siber dünyada kalır. Bilgiyi kaldırmak veya kaldırtmak çok kolay olmayabilir. Bu yüzden yazdığınız metinde, paylaştığınız görüntüde ve seste, nasıl duyulmak istediğinizi etraflıca düşünmelisiniz –sadece bu anı düşünmeniz yeterli olmaz. Örneğin işverenler, iş başvurusu yapanlar hakkında daha fazla bilgi edinek için Google’da arama yaparlar.

– Daha önce paylaştığınız post’ları kaldırmamalısınız. siber dünyada hatalı bilgi, gerçek dünyada tek bir düğmeye basarak paylaşılabilir. Bir hata yaptığınızda, daha önceki paylaşımlarınızı değiştirmeden veya silmeden, hatayı hemen düzeltmeye çalışın. Düzeltme yaptığınızda, bilgiyi değiştirenin siz olduğunu belirtecek bir not ekleyin. Bir paylaşımı sildiğinizde, bunu neden yaptığınızı iyi bir sebeple açıklayın.

– Sosyal medya bazen kişisel ve profesyonel hayatlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırabilir. Eğer kişisel blog’unuzda işle ilgili yorumlar paylaşırsanız, blog’unuzda paylaştıklarınızın sizin kişisel görüşleriniz olduğunu ve kurumun görüşlerini yansıtmadığını belirten bir uyarı notu ekleyebilirsiniz.

#Hashtag kullanımını istismar etmeyin.

Farklı kişilerin dikkatini çekmek için post’larınızı etiketlemeniz, her ne kadar uygun bir yöntem olsa da, hashtag’lerin gerekenden fazla kullanılması rahatsız edici olabilir ve spam gibi algılanabilir. Hashtag kullanımını, Tweet başına en fazla üç adetle sınırlayın ve sadece bulunduğunuz şehre, konuştuğunuz konuya veya gündemdeki olaylara özel hashtag’leri kullanın. Hashtag’leri bir arama aracı gibi düşünün, #köpek #yummy gibi genel kelimelere hashtag eklemek, bir arama terimi ya da belirleyici bir kelime görevi görmez, hiç kullanışlı olmaz.

Gösteriş yapmayın.

Twitter’da hesap isimleri veya Facebook’ta arkadaşlarınızın adıyla dolu bir post yapıştırmak, ne kadar çok insan tanıdığınızla ilgili gösteriş yapıyormuşsunuz gibi algılanabilir. İyi bir amaç için birkaç kişiyi etiketlemek iyi olur (örn; birine teşekkür etmek veya bir konuşmayı duyurmak için birinden bahsetmek), ama duvara koyduğunuz yazıya, bir partide tanıdığınız 10 kişinin adını birden eklemeyin. Emin olun, takipçileriniz bununla ilgilenmiyor.

Eğer bir grup tweet’ine eklenmişseniz, herkesin bilmesi gereken çok önemli bir bilgi paylaşmadığınız sürece herkese cevap vermeyin; @ eklemelerinin duvarlarında yer tutmasını istemeyebilirler. Eğer birisine, sizi #FF tweet’ine eklediği için teşekkür etmek istiyorsanız, o kişiye direkt mesaj atıp diğer üyeleri mesajdan çıkarın (Bunu Facebook grup mesajlarında da yapın).

Gereksiz bilgi paylaşımı yapmayın.

Instagram, vine veya benzer paylaşım sitelerinde post’larınız arasında mesafe bırakmaya çalışın, böylece sizi takip eden kullanıcıların duvarı, lüzumsuz paylaşımlarla dolmaz. Tatildeyken, bir ara bağlanabildiğiniz wi-fi aracılığıyla, kısa bir zaman içinde çok fazla post yapıştırmak cazip gelebilir ama kullanıcılarınızın arka arkaya 25 kumsal fotoğrafını görmekle ilgilendiğini zannetmeyin. En iyi fotoğraflarınızı seçin ve bir seferde en fazla üç fotoğraf paylaşın.

Birinin Facebook duvarında kişisel veya hakaret kabul edilebilecek mesajlar paylaşmayın.

Herkesin, Facebook duvarında paylaşılmasına izin verdiği konularla ilgili belirli bir rahatlık seviyesi vardır. Bir arkadaşınızın duvarına, herkes tarafından okunduğunda rahatsız olmayacağından emin olmadan kişisel kabul edilebilecek mesajlar koymayın.

Aynısı, paylaştığınız link’ler için de geçerlidir. Siz ve arkadaşlarınız Extreme Anti-Vegan and Pro-Bacon Initiative adlı grubun sağlam destekçileri olabilirsiniz, ama bu onların, özelde paylaştıkları bilgilerin kendi çevreleri tarafından bilmmesini istedikleri anlamına gelmez. Tabii ki koyduğunuz bir post’u daha sonra silebilirler veya hesaplarına ait güvenlik ayarlarını değiştirebilirler, ama yine de işi sağlam tutup bazı konuları özelden paylaşmak daha iyi olur.

@’lere açıktan cevap yazmayın.

Eğer özellikle tek bir kişiyle konuşuyorsanız, aranızdaki diyaloğu öyle devam ettirin. Konuştuklarınızı bütün dünyanın takip etmesine gerek yok. “merhaba @kullanıcıadı, geçen gün seni görmek çok güzeldi” gibi tweet’ler takipçileriniz için ilginç veya faydalı değildir (#2 numaraya bakın).

Eğer Twitter’da uzun süren bir soru-cevap görüşmesi yapıyorsanız, bunu e-mail veya direkt mesaj üzerinden devam ettirin, böylece ortak arkadaşlarınızın duvarı sizin sohbetinizle dolmaz. Konu sizin için ilginç olsa da, diğer herkes için bu durum sadece bilgi kirliliği yaratır.

Özel e-mail ve mesajların fotoğrafını çekip paylaşmayın.

Komik mesajların ve etkileyici e-mail’lerin bir kare fotoğrafını çekip paylaşmak son günlerde moda haline geldi. Mesaj ya da e-mail atarken genel kanı, mesajın iki kişi arasında kaldığıdır. Mesajlaştığınız kişinin onayını almadan aranızdaki yazışmanın fotoğrafını paylaşmanız çizgiyi aşmaktır ve kişisel ya da profesyonel olsun ilişkinize zarar verme olasılığı vardır. Ne yapacağınızdan emin olmadığınızda mutlaka sorun.

Twitter tweet’ler, Instagram fotoğraflar içindir.

Eğer biri sizin Instagram takipçinizse, fotoğraflarınızı görmek isteyecektir. Mesajlarınızdan kareler veya okuduğunuz kitaptan bir pasajın bulanık resmini görmek istemezler. Instagram’ı fotoğraflar için kullanın ve mesajları metne ayrılan kısımda veya Twitter’da paylaşın.

Instagram’a uygun birkaç fotoğrafı Twitter’da paylaşmak sorun olmaz, ama mutlaka uygun bir başlık koyun ve her yüklediğinizi paylaşmayın. Twitter takipçileriniz muhtemelen Instagram sayfanızı da zaten takip ediyordur ve bilgileri iki kez paylaşmanız çok gereksiz olur.

Arkadaşlık isteği gönderirken bir giriş yazısı ekleyin

Tanıştığınızı hatırlamadığınız birinden, Facebook veya LinkedIn arkadaşlık isteği almak kadar rahatsız edici bir durum yoktur.

Sadece birkaç kez karşılaştığınız birini eklemek isterseniz, ne zaman ve nasıl tanıştığınızla ilgili kısa bir not yazın. Eğer o kişiyle daha tanışmadıysanız, ama yine de bağlantı kurmak istiyorsanız, iyi bir sebebiniz olsun ve arkadaşlık isteği göndermeden önce bir mesaj veya e-mail yollayın.

Genel bir kural olarak sosyal olarak tanıdığınız kişilerin Facebook arkadaşlık isteklerini kaydedin ve eğer birlikte çalıştığınız veya iş yaptığınız kişiler size yanıt vermezse alıngan veya ısrarcı davranmayın. Herkesin farklı sosyal medya kuralları ve sınırları vardır, Facebook’u sadece yakın arkadaşları arasında kullanmak isteyebilirler.

Sosyal medyadaki davranış kurallarını bilmek ve platformlar arasındaki farkları anlamak, takipçilerin bağlılığını artırır. Kişisel hesabınız veya bir firmanın sesini duyurmak için kullandığınız bir kanal olsun, sosyal medya davranış kurallarını uygulayın ve herkese en iyi halinizi gösterin…

Sosyal medyada “Netiket” (internette davranış kuralları)

Gerçek dünyada, arkadaşlarımız, ailemiz, çalışma arkadaşlarımız ve hiç tanımadığımız insanlarla vakit geçirirken, genel-geçer kabul gören ve bizi yönlendiren belirli kurallara uyarız. Fakat sosyal iletişimimizi siber dünyaya taşırken, özellikle sosyal ağ oluşturulan websitelerinde, aynı davranış kuralları geçerli olur mu?

Siteye özgü durumlar

Genellikle, farklı sitelere göre farklı siber davranış kuralları geçerlidir. Bu farklılıklar her sitenin farklı işlevi ve farklı amacı olmasından kaynaklanır. Örneğin, kısa mesajların gönderimine dayalı işleyen Twitter’da, işletmeleri ve profesyonelleri bağlamayı amaçlayan LinkedIn’e göre daha farklı davranış kuralları geçerlidir.

Aşağıda en popüller sosyal ağ sitelerinden Facebook, Twitter ve LinkedIn’de geçerli olan bazı “Netiket”leri (internet davranış kurallarını) bulabilirsiniz. Tabii bu kuralların birçoğu MySpace, YouTube ve Friendster gibi diğer sitelerde de kullanılabilir…

Facebook

  • Tanımadığınız birisine, birisi tarafından tanıştırılmadan arkadaşlık isteği göndermek genellikle teşvik edilmiyor. Eğer bu kişinin sosyal ağınıza katılmasını istiyorsanız, mesaj atarken sebebini ve kim olduğunuzu mutlaka açıklayın.
  • Bir sayfayı, grubu, amacı ya da uygulamayı takip etmesi için arkadaşlarınızı sürekli rahatsız etmek, onlar için sadece sinir bozucu olacaktır ve bu tutum kesinlikle yeni üye kazanmanızı sağlamaz. Daveti bir kere gönderin. Eğer kabul etmezlerse, peşini bırakın.

  • Arkadaşarınızı eleştirdiğiniz kareleri paylaşıp, onların da adını geçirmek problem yaratabilir. İşverenler ve polis memurlarının sosyal ağ sitelerini incelediğini biliyoruz. Bir yakınınızın işini kaybetmesnden sorumlu olmak ister misiniz?

  • Her arkadaşlık isteğini kabul etmeniz gerekmiyor. Bazı kişiier kendilerine ait özel bilgileri kimlerin görebileceği konusunda seçici davranıyor. Eğer birini reddetmek konusunda kararsızsanız, gelen isteği bir süre kenarda bırkaın. Daha sonra, bu kişi hakkında daha fazla bilgi toplayıp, arkadaşlık isteğini kabul edip etmeyeceğinize ondan sonra karar verebilirsiniz.

  • Bir kitabı pazarlamak için kişisel Facebook sayfanızı, yazılımı veya başka bir ürünü kullanmaya hiçbir şekilde iyi bakılmıyor. Eğer reklam yapmak istiyorsanız, bir Facebook sayfası oluşturun ve arkadaşlarınızı buraya davet edin (Unutmayın, ısrarcı davranmıyoruz!).

  • Facebook hesabınızla Twitter hesabınızı birbirine bağlamanız bazı güçlükler yaratabilir. Eğer dikkatli olmazsanız, arkadaşlarınızın duvarının aşırı mesajlaşmadan dolayı spam’lenmesine sebep olabilirsiniz. Eğer çok Twitter kullanıyorsanız ve mesajların Facebook’a akmasına da engel olamıyorsanız hemen bu iki mecra arasındaki bağlantıyı kesin.

LinkedIn

  • Tanımadığınız kişilerle, sadece onların sosyal çevresine ulaşabilmek için bağlantı kurmayı istemek, kuşku uyandıran bir taktiktir. Şüphesiz, belli bir şirkette çalışan birisiyle bağlantıya geçmek istediğiniz ve bunun için de onların bağlantılarını gözden geçirdiğiniz durumlar olabilir İşte birisi tarafından tanıştırılmak bu yüzden önemli. Eğer hiç tanımadığınız biriyle tanışmak konusunda kesin kararlıysanız, neden bağlantıya geçtiğinizi anlatacak bir mesaj yazmak için zaman ayırın. Eğer inanılır ve ikna edici bir şekilde sebebinizi anlatamazsanız iş dünyasındaki birçok kişi arkadaşlık isteğinizi umursamaz.
  • Kişileri, uzmanlık alanları dışında kalan bir gruba üye olmaya davet etmek mutlak başarısızlıkla sonuçlanır. LinkedIn camiasında ciddiye alınmak istiyorsanız bu taktikten uzak durun.

  • Çok iyi tanımadığınız bir bağlantınızdan tavsiye mektubu istemek zaman kaybıdır. Tam anlamıyla destek verilmemesi hem çok kolay anlaşılır hem de amacınıza zarar verir.

  • Bir teşekkür mesajı kılığında, asıl amacı satış pazarlama olan bir yaklaşımla yeni bir bağlantı kurmak, sinsi bir harekettir ve saygınlığınızı zedeler.

  • Tam ve hatasız bir profil oluşturamazsanız bağlantılarınız, profesyonelliğinizden şüphe edebilirler. Çalışma geçmişinizi tam olarak paylaşın ve yaptığınız güncel mesleğinizi de açıklayın.

Twitter

  • Twitter’ın konuşma adabını ve etiketleri öğrenmeniz iyi olur. Bunları ne kadar doğru kullanırsanız kendinizi o kadar az utandırırsınız.
  • 140 karakter veya daha azıyla istediğiniz mesajı verebilmeniz zorlayıcı olabilir. Ama yazım hatası yapmamak için ve kısaltmaları minimuma indirmek için biraz zamanınızı ayırın. Genel kanının aksine, doğru imla ve net bir mesaj hala önemli.

  • Sizi takip eden birinin takipçisi olmak tamamen isteğe bağlıdır. Sizi takip eden herkesi sizin de takip etmeniz gerektiğini düşünmeyin. En azından karar vermeden önce o kişnin profiline bir bakın. Eğer “takip ettikleri”nin sayısı “takipçiler”den dikkat çekici şekilde fazlaysa bu kullanıcıyı takip etmemek en iyi alternative olabilir.

  • Durmadan kendinizi ve yaptığınız işi övmek takipçilerinizi çok çabuk kaybetmenize sebep olur. Ürününüz veya verdiğiniz hizmetle ilgili tweet’lerinzi, ilginç ve faydalı bilgiler paylaştığınız içeriklerle dengeleyin.

  • Devamlı yazdıklarınızın retweet edilmesini (tekrar paylaşmalarını) istemek rahatsız edici bir durumdur. Eğer takipçileriniz paylaştığınızı ilginç ve faydalı bulurlarsa zaten tekrar paylaşacaklardır.

  • Twitter’ı sohbet aracı olarak kullanmak size güçlük yaratabilir. “@” kullanarak arasıra mesajları cevaplamak iyi olabilir, ama uzun bir sohbete dönüştürmek kabul edilemez. Böyle durumlarda direkt mesaj atmayı deneyin.

Sosyal medyada “Netiket”

Biraz duygu gösterin

Sosyal ağlar üzerinden iletişim kurarken görsel ve işitsel paylaşımın olamamsı, insanları normalde yapmayacakları davranışlara itebilir. Davranışlarınızın uygun olup olmadığını “Bunu yüz yüze bir görüşmede yapar mıydım?” sorusuyla anlayabilirsiniz. Kendinize bu soruyu sorarak, aslında yaşayan ve hisseden bir bireyle, duygusuz bir mecra üzerinden iletişime girdiğinizi hatırlatmış olursunuz.

Açıkçası, insanlarla yüz yüzeyken düşünce ve duygularımızı paylaşmak birçoğumuz için zor bir iş. Internetin soğuk sınırları içinde bunun daha da zorlaşması büyük bir sürpriz değil aslında. “Gönder”, “İlet” veya “Yorum Yap” düğmesini tık’lamadan önce yazdıklarınızı tekrar okuyun, bunu yaparken de kendinizi alıcının yerine koyun. Alıcı, okuduklarına nasıl tepki verir?

Ayrıca, duygu ve yüz ifadelerinin sembolü olan emoticon’ları kullanmak da, kelimelerin daha iyi anlaşılmasında yardımcı olur. Özellikle, ses tonunu duymadan veya fiziksel ifadeleri görmeden anlaşılması biraz daha zor olan sarkastik veya komik ifadeler için çok kullanışlıdırlar.

Siber iletişimin psikolojisi

Sizin ve arkadaşlarınızın, siber ortamda, yüz yüze olduğundan daha farklı iletişim kurduğunuzu çoktan fark ettiniz belki de. Belirli araştırmalar, bilisayarlarınızın arkasında, yüz yüze görüşmelerde yapılmayacak davranışların sergilendiğini daha net bir resimle sunuyor.

Bu siber etki, aslen, yüz yüze yapılan görüşmelerde söz konusu olan sosyal engellerin ve kısıtlamaların kalkması sebebiyle oluyor.

Peki neden internette bu kadar farklı davranıyoruz? Neden farklı davranışlar sergiliyoruz? Rider University’den Dr John Suler, davranışlardaki bu değişime birçok farklı faktörün etki ettiğini söylüyor. siber iletişime geçtiğimiz zaman, bir mesajın amacını ve anlamını çözmemize yardımcı olan görsel ve işitsel ipuçlarından yoksun kalıyoruz.

Görsel ve işitsel ipuçları olmadan, insanların kendileri hakkında daha kişisel bilgileri açtığı, fazla kibarlık gösterdiği, katı eleştiriler yaptığı veya diğerlerinden ayrı durarak onları yok saymak gibi ilginç durumlar yaşanabiliyor. Bir kısmı siber kimliklerini gerçek hayatlarından ayrı tutuyorlar, ve özünd esiber hayatlarını gerçekliğin “dışında” tutmuş oluyorlar.

Davranışlardaki bu farklılık sadece sosyal etkileşim üzerine dayalı olan sosyal ağ mecralarında özellikle dikkat çekici olabiliyor. Örneğin, Facebook’ta insanların tanışmadan birbirlerinen arkadaşlık isteği göndermesi görülen bir durum, oysa bu durum yüz yüze karşılaşmalarda iyi karşılanmayabiliyor. Her ne kadar davranış kurallarının sosyal ağlar için de geçerli olması gerekse de, gösteriğimiz farklı davranışlar sosyal kuralları unutmamıza sebep olabilir.

Siber gerçeklikte sosyal iletişim arttıkça kelimelerimizin etkilerinin farkında olmamız daha da önemli hale geliyor. Gerçek dünyada çok umursamadığımız görsel veya işitsel ipuçları olmadan mesajlarımızı okuyanların insan olduğunu unutabiliriz. Unutmayalım ki, internetteki sosyal davranış kuralları, siber toplumumuzun diğer üyelerini incitmememiz için çok faydalı kurallardır..