Sosyal Medya Enstrumanları – Sosya Medya Canavarı Olmak

Attığınız tweet, yüklediğiniz fotoğraf, paylaştığınız link sayısı konusunda üstünüze yok. Yine de kendinizi sosyal medyaya yeteri kadar hakim hissetmiyorsunuz.

Sosyal medyanın piri olmak için işe bu yazıyı okumakla başlayın.

FourSquare

işin ‘canavarı’ olmaya niyetlendiyseniz Facebook, Twitter, Instagram dışında şu sitelerde de aktif olmanız elzem: Pinterest, Dropbox, Foursqaure, Tumblr, Flickr, Linkedin, Foodspotting ve FriendFeed. Bazılarını adını ilk kez duyan çıkabilir, tek cümlede özetleyelim.

Foursquare, gerçek hayatta attığınız adımların sanal dünyada iz bırakmasını sağlıyor. Gittiğiniz şehri, oteli, barı ‘check-in’ yaparak cümle âleme duyurmuş oluyorsunuz.

Linkedin

Linkedin ise iş ağınızı geliştirerek kariyer yolunuzu açıyor. Fortune dergisinin top 500 listesindeki şirketlerin tüm üst düzey yetkililerinin Linkedin’de hesabı olduğunun notunu düşelim. Kariyerinizden memnun değilseniz gün aşırı mail’inize düşen Linkedin davetlerini ciddiye almakta fayda var.

Tumblr

Tumblr bir blog aracı, Flickr ise bir fotoğraf paylaşım sitesi. Her iki kanalı da etkin kullanmak için bir Yahoo kullanıcısı olmanız şart.

FoodSpotting

Arkadaşlarınızın, size en yakın mesafede, hangi restoranda ne yediğine ve beğenip beğenmediğine dair bir fikir edinmek için Foodspotting’i; ilham almak/vermek adına görsel paylaşım için Pinterest’i es geçmeyin.

DropboxYüklü dosya paylaşımlarında karşınızdakine yük olmamak adına dosyalarınızı Dropbox’ta tutun, üyesi olduğunuz blog’lardan, fotoğraf sitelerinden, sosyal ağlardan arkadaşlarınızla paylaşmak istediğiniz içerikleri FriendFeed yardımıyla yayın.

Instagram

Instagram fotoğrafınızın Twitter hesabınızda da gözükmesi, attığınız tweet’in Facebook sayfanıza da düşmesi, canavarlığa giden yolda en mühim adım.

Bir önceki maddede adı geçen 11 hesabı da Twitter’a, Facebook’a bağlamak mümkün. Bu işlem hem tüm hesaplarınızı zengin gösterir hem içeriğin ulaştığı kişi sayısını arttırır.

Dünyanın dört bir yanında yaşanan direnişler, darbeler, gösteriler Twitter sayesinde güçlendi, anlam kazandı. Fakat son olarak Mısır’da yaşananlar sonrası Arapça yazılmış tweet’leri dünya basının en ihtiyaç olduğu malzemeye dönüşünce Twitter ekibi kolları sıvadı ve birkaç gün önce çeviri özelliğini devreye soktu.

twitter.com/translation Arapça, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca atılan tweet’leri itinayla İngilizceye çeviriyor. Türkçenin de dahil olması yakındır. Çeviri düzeyi Google Translate’den hallice. Şimdilik.

ABD sosyal medya pazarının yeni kralı Buzz Feed. Hamurunda biraz reklamcılık biraz habercilik var.

İşleyişi haber sitelerine göre epey farklı: İnternetin nabzını tutmak amaçlı bir algoritma kullanarak, kimin neden bahsettiğini çıkarıyorlar ve en popüler mevzu üzerine görseli bol, biraz geyik, biraz komik yazılar derliyorlar. Asıl amaç “Abi geçenlerde şöyle bir şey okudum” dedirtmek

Pinterest, ürün tanıtımı, fiyat yerleştirme ve fotoğrafa link verilmesi gibi kolaylıkları sağlayarak sosyal ticaretin öncülüğüne soyunuyor. Şimdi benzer bir hamlenin de Facebook’tan gelmesi bekleniyor.

Kendi sitesi üzerinden alışverişi sağlayacak satın alma butonu geliştiren Facebook, denemeleri tamamladı. Yakında Facebook’tan gelen davetiyelerin biletlerini de yine Facebook’tan satın alabileceksiniz.

Twitter’ın kardeş uygulaması Vine, tıpkı Twitter gibi bizi dar alanda kısa paslaşmalara itmişti. Derdini 140 karakterde özetlemeye programlanan sosyal medya ahalisi Vine’de 6 saniyelik ‘hap hap’ videolar çekme konusunda pek zorlanmamıştı.

Ta ki Instagram video yükleme özelliğini görücüye çıkarana dek. Instagram’da sadece dağ tepe, börtü böcek, yiyecek içecek fotoğrafları paylaşmakla yetinmeyin, renkli videolarınızı da paylaşın.

Instagram’a yükleyeceğiniz fotoğraf ne kadar renkleriyle oynasanız da filtresini değiştirseniz de istediğiniz etkiyi bırakmıyor; o bayıldığınız fotoğraflar gibi durmuyorsa belki de sorun sizde değil, kullandığınız filtrelerde.

“Nasıl oluyor da o rengi tutturuyorlar, fotoğrafı farklı karelere bölüyorlar, bir de üzerine yazı yazıyorlar” diye dertleniyorsanız bu uygulamaları yazın kenara: A Beautiful Mess, Camera+, Afterlight, SnapFeed ve PicFrame. Ortak paydaları fotoğrafınıza farklı bir efekt vermek için farklı onlarca filtreye, photoshop uygulamalarına ve kesme biçme, yazma silme özelliklerine sahip olması.

Yahoo’nun arka arkaya yaptığı satın almalar, yakında 320 milyon küsur kullanıcıya sahip Gmail egemenliğini bir nebze olsun kırabilir.

Ardı ardına büyük satın almalar için kolları sıvayan Yahoo, son birkaç ayda popüler blog sitesi Tumblr’ı, mobil cihazlar için haberlerin özetlerini paylaşan uygulama Summly’i ve son zamanların en sık indirilen uygulamalarından Jybe, Stamped, OntheAir ve Snip’i satın aldı.

Son olarak e-postaları tarama ve otomatik olarak kişi listesini oluşturabilmeye yarayan Xobni’yi ‘renklerine bağlayarak’ gücüne güç kattı.

SlideShare

Malum, sosyal medya ahalisi uzun uzun makalelere gelemiyor, tez vakit daralıyor. İnsanlar gitgide vaktini uzun makaleler okumakla harcamak yerine görsel araçlarla desteklenen kısa yazılara ayırdıkça dünyanın en büyük slayt paylaşım ağı SlideShare ve benzeri paylaşım sitelerinin önemi artacak.

İş dünyasına dair aradığınız verileri SlideShare’de sunum formatında eğlenceli infografikler, ilgi çekici görseller halinde bulun, paylaşın, kullanın, ofiste havanızdan geçilmesin.

Sosyal medya canavarı olmak, kolay iş değil. Ciddi bir mesai gerektiriyor. Yazıda bahsi geçilen sitelerdeki hesaplarınızı düzenli olarak beslemeniz şart.

Taze bilgi, orijinal içerik her zaman kazanır. Her daim gözünüz kulağınız açık; tabletiniz ve akıllı telefonunuz şarjda olmalı.

Biraz yol yordam bilmek, uzmanından tüyolar almak adına arada kafanızı kitaplara gömmekte bir sakınca yok. Sosyal medyanın şifrelerine dair peşi sıra çıkan kitaplardan en işlevsel olanları ‘Dijital Çağda İçerik Yönetiminin Kuralları’ ve ‘Türkiye ve Sosyal Medya’.

İlki elinizdeki tüm kanalları en etkin nasıl kullanabileceğinizi anlatırken ikincisi Türkiye’nin duruşuna dair akıllı sorular ve çalışılmış cevaplar veriyor.

Derleme : Hurriyet – Ali Tufan Koç

Advertisements

Sosyal Medyayı Doğru Kullanmak,Sosyal Medya Etiği

Sosyal medyayı doğru kullanma yolları, bu 10 maddeye çok dikkat edin

1.Yalan söylemeyin

 2. Nefret etmeyin

 3. Paylaşmak değer vermektir

 4. Küfretmeyin

 5. Saygısızlık etmeyin

 6. Uygun bilgi paylaşımı yapın

 7. Hatalarınızı düzeltmekten kaçınmayın

 8. Sevginizi gösterin

 9. Özele saygı gösterin

 10. Her şeyi kararında kullanın

Unutmayın…

Internette paylaşılan her şey sonsuza kadar siber dünyada kalır. Bilgiyi kaldırmak veya kaldırtmak çok kolay olmayabilir. Bu yüzden yazdığınız metinde, paylaştığınız görüntüde ve seste, nasıl duyulmak istediğinizi etraflıca düşünmelisiniz –sadece bu anı düşünmeniz yeterli olmaz. Örneğin işverenler, iş başvurusu yapanlar hakkında daha fazla bilgi edinek için Google’da arama yaparlar.

– Daha önce paylaştığınız post’ları kaldırmamalısınız. siber dünyada hatalı bilgi, gerçek dünyada tek bir düğmeye basarak paylaşılabilir. Bir hata yaptığınızda, daha önceki paylaşımlarınızı değiştirmeden veya silmeden, hatayı hemen düzeltmeye çalışın. Düzeltme yaptığınızda, bilgiyi değiştirenin siz olduğunu belirtecek bir not ekleyin. Bir paylaşımı sildiğinizde, bunu neden yaptığınızı iyi bir sebeple açıklayın.

– Sosyal medya bazen kişisel ve profesyonel hayatlar arasındaki çizgiyi bulanıklaştırabilir. Eğer kişisel blog’unuzda işle ilgili yorumlar paylaşırsanız, blog’unuzda paylaştıklarınızın sizin kişisel görüşleriniz olduğunu ve kurumun görüşlerini yansıtmadığını belirten bir uyarı notu ekleyebilirsiniz.

#Hashtag kullanımını istismar etmeyin.

Farklı kişilerin dikkatini çekmek için post’larınızı etiketlemeniz, her ne kadar uygun bir yöntem olsa da, hashtag’lerin gerekenden fazla kullanılması rahatsız edici olabilir ve spam gibi algılanabilir. Hashtag kullanımını, Tweet başına en fazla üç adetle sınırlayın ve sadece bulunduğunuz şehre, konuştuğunuz konuya veya gündemdeki olaylara özel hashtag’leri kullanın. Hashtag’leri bir arama aracı gibi düşünün, #köpek #yummy gibi genel kelimelere hashtag eklemek, bir arama terimi ya da belirleyici bir kelime görevi görmez, hiç kullanışlı olmaz.

Gösteriş yapmayın.

Twitter’da hesap isimleri veya Facebook’ta arkadaşlarınızın adıyla dolu bir post yapıştırmak, ne kadar çok insan tanıdığınızla ilgili gösteriş yapıyormuşsunuz gibi algılanabilir. İyi bir amaç için birkaç kişiyi etiketlemek iyi olur (örn; birine teşekkür etmek veya bir konuşmayı duyurmak için birinden bahsetmek), ama duvara koyduğunuz yazıya, bir partide tanıdığınız 10 kişinin adını birden eklemeyin. Emin olun, takipçileriniz bununla ilgilenmiyor.

Eğer bir grup tweet’ine eklenmişseniz, herkesin bilmesi gereken çok önemli bir bilgi paylaşmadığınız sürece herkese cevap vermeyin; @ eklemelerinin duvarlarında yer tutmasını istemeyebilirler. Eğer birisine, sizi #FF tweet’ine eklediği için teşekkür etmek istiyorsanız, o kişiye direkt mesaj atıp diğer üyeleri mesajdan çıkarın (Bunu Facebook grup mesajlarında da yapın).

Gereksiz bilgi paylaşımı yapmayın.

Instagram, vine veya benzer paylaşım sitelerinde post’larınız arasında mesafe bırakmaya çalışın, böylece sizi takip eden kullanıcıların duvarı, lüzumsuz paylaşımlarla dolmaz. Tatildeyken, bir ara bağlanabildiğiniz wi-fi aracılığıyla, kısa bir zaman içinde çok fazla post yapıştırmak cazip gelebilir ama kullanıcılarınızın arka arkaya 25 kumsal fotoğrafını görmekle ilgilendiğini zannetmeyin. En iyi fotoğraflarınızı seçin ve bir seferde en fazla üç fotoğraf paylaşın.

Birinin Facebook duvarında kişisel veya hakaret kabul edilebilecek mesajlar paylaşmayın.

Herkesin, Facebook duvarında paylaşılmasına izin verdiği konularla ilgili belirli bir rahatlık seviyesi vardır. Bir arkadaşınızın duvarına, herkes tarafından okunduğunda rahatsız olmayacağından emin olmadan kişisel kabul edilebilecek mesajlar koymayın.

Aynısı, paylaştığınız link’ler için de geçerlidir. Siz ve arkadaşlarınız Extreme Anti-Vegan and Pro-Bacon Initiative adlı grubun sağlam destekçileri olabilirsiniz, ama bu onların, özelde paylaştıkları bilgilerin kendi çevreleri tarafından bilmmesini istedikleri anlamına gelmez. Tabii ki koyduğunuz bir post’u daha sonra silebilirler veya hesaplarına ait güvenlik ayarlarını değiştirebilirler, ama yine de işi sağlam tutup bazı konuları özelden paylaşmak daha iyi olur.

@’lere açıktan cevap yazmayın.

Eğer özellikle tek bir kişiyle konuşuyorsanız, aranızdaki diyaloğu öyle devam ettirin. Konuştuklarınızı bütün dünyanın takip etmesine gerek yok. “merhaba @kullanıcıadı, geçen gün seni görmek çok güzeldi” gibi tweet’ler takipçileriniz için ilginç veya faydalı değildir (#2 numaraya bakın).

Eğer Twitter’da uzun süren bir soru-cevap görüşmesi yapıyorsanız, bunu e-mail veya direkt mesaj üzerinden devam ettirin, böylece ortak arkadaşlarınızın duvarı sizin sohbetinizle dolmaz. Konu sizin için ilginç olsa da, diğer herkes için bu durum sadece bilgi kirliliği yaratır.

Özel e-mail ve mesajların fotoğrafını çekip paylaşmayın.

Komik mesajların ve etkileyici e-mail’lerin bir kare fotoğrafını çekip paylaşmak son günlerde moda haline geldi. Mesaj ya da e-mail atarken genel kanı, mesajın iki kişi arasında kaldığıdır. Mesajlaştığınız kişinin onayını almadan aranızdaki yazışmanın fotoğrafını paylaşmanız çizgiyi aşmaktır ve kişisel ya da profesyonel olsun ilişkinize zarar verme olasılığı vardır. Ne yapacağınızdan emin olmadığınızda mutlaka sorun.

Twitter tweet’ler, Instagram fotoğraflar içindir.

Eğer biri sizin Instagram takipçinizse, fotoğraflarınızı görmek isteyecektir. Mesajlarınızdan kareler veya okuduğunuz kitaptan bir pasajın bulanık resmini görmek istemezler. Instagram’ı fotoğraflar için kullanın ve mesajları metne ayrılan kısımda veya Twitter’da paylaşın.

Instagram’a uygun birkaç fotoğrafı Twitter’da paylaşmak sorun olmaz, ama mutlaka uygun bir başlık koyun ve her yüklediğinizi paylaşmayın. Twitter takipçileriniz muhtemelen Instagram sayfanızı da zaten takip ediyordur ve bilgileri iki kez paylaşmanız çok gereksiz olur.

Arkadaşlık isteği gönderirken bir giriş yazısı ekleyin

Tanıştığınızı hatırlamadığınız birinden, Facebook veya LinkedIn arkadaşlık isteği almak kadar rahatsız edici bir durum yoktur.

Sadece birkaç kez karşılaştığınız birini eklemek isterseniz, ne zaman ve nasıl tanıştığınızla ilgili kısa bir not yazın. Eğer o kişiyle daha tanışmadıysanız, ama yine de bağlantı kurmak istiyorsanız, iyi bir sebebiniz olsun ve arkadaşlık isteği göndermeden önce bir mesaj veya e-mail yollayın.

Genel bir kural olarak sosyal olarak tanıdığınız kişilerin Facebook arkadaşlık isteklerini kaydedin ve eğer birlikte çalıştığınız veya iş yaptığınız kişiler size yanıt vermezse alıngan veya ısrarcı davranmayın. Herkesin farklı sosyal medya kuralları ve sınırları vardır, Facebook’u sadece yakın arkadaşları arasında kullanmak isteyebilirler.

Sosyal medyadaki davranış kurallarını bilmek ve platformlar arasındaki farkları anlamak, takipçilerin bağlılığını artırır. Kişisel hesabınız veya bir firmanın sesini duyurmak için kullandığınız bir kanal olsun, sosyal medya davranış kurallarını uygulayın ve herkese en iyi halinizi gösterin…

Sosyal medyada “Netiket” (internette davranış kuralları)

Gerçek dünyada, arkadaşlarımız, ailemiz, çalışma arkadaşlarımız ve hiç tanımadığımız insanlarla vakit geçirirken, genel-geçer kabul gören ve bizi yönlendiren belirli kurallara uyarız. Fakat sosyal iletişimimizi siber dünyaya taşırken, özellikle sosyal ağ oluşturulan websitelerinde, aynı davranış kuralları geçerli olur mu?

Siteye özgü durumlar

Genellikle, farklı sitelere göre farklı siber davranış kuralları geçerlidir. Bu farklılıklar her sitenin farklı işlevi ve farklı amacı olmasından kaynaklanır. Örneğin, kısa mesajların gönderimine dayalı işleyen Twitter’da, işletmeleri ve profesyonelleri bağlamayı amaçlayan LinkedIn’e göre daha farklı davranış kuralları geçerlidir.

Aşağıda en popüller sosyal ağ sitelerinden Facebook, Twitter ve LinkedIn’de geçerli olan bazı “Netiket”leri (internet davranış kurallarını) bulabilirsiniz. Tabii bu kuralların birçoğu MySpace, YouTube ve Friendster gibi diğer sitelerde de kullanılabilir…

Facebook

  • Tanımadığınız birisine, birisi tarafından tanıştırılmadan arkadaşlık isteği göndermek genellikle teşvik edilmiyor. Eğer bu kişinin sosyal ağınıza katılmasını istiyorsanız, mesaj atarken sebebini ve kim olduğunuzu mutlaka açıklayın.
  • Bir sayfayı, grubu, amacı ya da uygulamayı takip etmesi için arkadaşlarınızı sürekli rahatsız etmek, onlar için sadece sinir bozucu olacaktır ve bu tutum kesinlikle yeni üye kazanmanızı sağlamaz. Daveti bir kere gönderin. Eğer kabul etmezlerse, peşini bırakın.

  • Arkadaşarınızı eleştirdiğiniz kareleri paylaşıp, onların da adını geçirmek problem yaratabilir. İşverenler ve polis memurlarının sosyal ağ sitelerini incelediğini biliyoruz. Bir yakınınızın işini kaybetmesnden sorumlu olmak ister misiniz?

  • Her arkadaşlık isteğini kabul etmeniz gerekmiyor. Bazı kişiier kendilerine ait özel bilgileri kimlerin görebileceği konusunda seçici davranıyor. Eğer birini reddetmek konusunda kararsızsanız, gelen isteği bir süre kenarda bırkaın. Daha sonra, bu kişi hakkında daha fazla bilgi toplayıp, arkadaşlık isteğini kabul edip etmeyeceğinize ondan sonra karar verebilirsiniz.

  • Bir kitabı pazarlamak için kişisel Facebook sayfanızı, yazılımı veya başka bir ürünü kullanmaya hiçbir şekilde iyi bakılmıyor. Eğer reklam yapmak istiyorsanız, bir Facebook sayfası oluşturun ve arkadaşlarınızı buraya davet edin (Unutmayın, ısrarcı davranmıyoruz!).

  • Facebook hesabınızla Twitter hesabınızı birbirine bağlamanız bazı güçlükler yaratabilir. Eğer dikkatli olmazsanız, arkadaşlarınızın duvarının aşırı mesajlaşmadan dolayı spam’lenmesine sebep olabilirsiniz. Eğer çok Twitter kullanıyorsanız ve mesajların Facebook’a akmasına da engel olamıyorsanız hemen bu iki mecra arasındaki bağlantıyı kesin.

LinkedIn

  • Tanımadığınız kişilerle, sadece onların sosyal çevresine ulaşabilmek için bağlantı kurmayı istemek, kuşku uyandıran bir taktiktir. Şüphesiz, belli bir şirkette çalışan birisiyle bağlantıya geçmek istediğiniz ve bunun için de onların bağlantılarını gözden geçirdiğiniz durumlar olabilir İşte birisi tarafından tanıştırılmak bu yüzden önemli. Eğer hiç tanımadığınız biriyle tanışmak konusunda kesin kararlıysanız, neden bağlantıya geçtiğinizi anlatacak bir mesaj yazmak için zaman ayırın. Eğer inanılır ve ikna edici bir şekilde sebebinizi anlatamazsanız iş dünyasındaki birçok kişi arkadaşlık isteğinizi umursamaz.
  • Kişileri, uzmanlık alanları dışında kalan bir gruba üye olmaya davet etmek mutlak başarısızlıkla sonuçlanır. LinkedIn camiasında ciddiye alınmak istiyorsanız bu taktikten uzak durun.

  • Çok iyi tanımadığınız bir bağlantınızdan tavsiye mektubu istemek zaman kaybıdır. Tam anlamıyla destek verilmemesi hem çok kolay anlaşılır hem de amacınıza zarar verir.

  • Bir teşekkür mesajı kılığında, asıl amacı satış pazarlama olan bir yaklaşımla yeni bir bağlantı kurmak, sinsi bir harekettir ve saygınlığınızı zedeler.

  • Tam ve hatasız bir profil oluşturamazsanız bağlantılarınız, profesyonelliğinizden şüphe edebilirler. Çalışma geçmişinizi tam olarak paylaşın ve yaptığınız güncel mesleğinizi de açıklayın.

Twitter

  • Twitter’ın konuşma adabını ve etiketleri öğrenmeniz iyi olur. Bunları ne kadar doğru kullanırsanız kendinizi o kadar az utandırırsınız.
  • 140 karakter veya daha azıyla istediğiniz mesajı verebilmeniz zorlayıcı olabilir. Ama yazım hatası yapmamak için ve kısaltmaları minimuma indirmek için biraz zamanınızı ayırın. Genel kanının aksine, doğru imla ve net bir mesaj hala önemli.

  • Sizi takip eden birinin takipçisi olmak tamamen isteğe bağlıdır. Sizi takip eden herkesi sizin de takip etmeniz gerektiğini düşünmeyin. En azından karar vermeden önce o kişnin profiline bir bakın. Eğer “takip ettikleri”nin sayısı “takipçiler”den dikkat çekici şekilde fazlaysa bu kullanıcıyı takip etmemek en iyi alternative olabilir.

  • Durmadan kendinizi ve yaptığınız işi övmek takipçilerinizi çok çabuk kaybetmenize sebep olur. Ürününüz veya verdiğiniz hizmetle ilgili tweet’lerinzi, ilginç ve faydalı bilgiler paylaştığınız içeriklerle dengeleyin.

  • Devamlı yazdıklarınızın retweet edilmesini (tekrar paylaşmalarını) istemek rahatsız edici bir durumdur. Eğer takipçileriniz paylaştığınızı ilginç ve faydalı bulurlarsa zaten tekrar paylaşacaklardır.

  • Twitter’ı sohbet aracı olarak kullanmak size güçlük yaratabilir. “@” kullanarak arasıra mesajları cevaplamak iyi olabilir, ama uzun bir sohbete dönüştürmek kabul edilemez. Böyle durumlarda direkt mesaj atmayı deneyin.

Sosyal medyada “Netiket”

Biraz duygu gösterin

Sosyal ağlar üzerinden iletişim kurarken görsel ve işitsel paylaşımın olamamsı, insanları normalde yapmayacakları davranışlara itebilir. Davranışlarınızın uygun olup olmadığını “Bunu yüz yüze bir görüşmede yapar mıydım?” sorusuyla anlayabilirsiniz. Kendinize bu soruyu sorarak, aslında yaşayan ve hisseden bir bireyle, duygusuz bir mecra üzerinden iletişime girdiğinizi hatırlatmış olursunuz.

Açıkçası, insanlarla yüz yüzeyken düşünce ve duygularımızı paylaşmak birçoğumuz için zor bir iş. Internetin soğuk sınırları içinde bunun daha da zorlaşması büyük bir sürpriz değil aslında. “Gönder”, “İlet” veya “Yorum Yap” düğmesini tık’lamadan önce yazdıklarınızı tekrar okuyun, bunu yaparken de kendinizi alıcının yerine koyun. Alıcı, okuduklarına nasıl tepki verir?

Ayrıca, duygu ve yüz ifadelerinin sembolü olan emoticon’ları kullanmak da, kelimelerin daha iyi anlaşılmasında yardımcı olur. Özellikle, ses tonunu duymadan veya fiziksel ifadeleri görmeden anlaşılması biraz daha zor olan sarkastik veya komik ifadeler için çok kullanışlıdırlar.

Siber iletişimin psikolojisi

Sizin ve arkadaşlarınızın, siber ortamda, yüz yüze olduğundan daha farklı iletişim kurduğunuzu çoktan fark ettiniz belki de. Belirli araştırmalar, bilisayarlarınızın arkasında, yüz yüze görüşmelerde yapılmayacak davranışların sergilendiğini daha net bir resimle sunuyor.

Bu siber etki, aslen, yüz yüze yapılan görüşmelerde söz konusu olan sosyal engellerin ve kısıtlamaların kalkması sebebiyle oluyor.

Peki neden internette bu kadar farklı davranıyoruz? Neden farklı davranışlar sergiliyoruz? Rider University’den Dr John Suler, davranışlardaki bu değişime birçok farklı faktörün etki ettiğini söylüyor. siber iletişime geçtiğimiz zaman, bir mesajın amacını ve anlamını çözmemize yardımcı olan görsel ve işitsel ipuçlarından yoksun kalıyoruz.

Görsel ve işitsel ipuçları olmadan, insanların kendileri hakkında daha kişisel bilgileri açtığı, fazla kibarlık gösterdiği, katı eleştiriler yaptığı veya diğerlerinden ayrı durarak onları yok saymak gibi ilginç durumlar yaşanabiliyor. Bir kısmı siber kimliklerini gerçek hayatlarından ayrı tutuyorlar, ve özünd esiber hayatlarını gerçekliğin “dışında” tutmuş oluyorlar.

Davranışlardaki bu farklılık sadece sosyal etkileşim üzerine dayalı olan sosyal ağ mecralarında özellikle dikkat çekici olabiliyor. Örneğin, Facebook’ta insanların tanışmadan birbirlerinen arkadaşlık isteği göndermesi görülen bir durum, oysa bu durum yüz yüze karşılaşmalarda iyi karşılanmayabiliyor. Her ne kadar davranış kurallarının sosyal ağlar için de geçerli olması gerekse de, gösteriğimiz farklı davranışlar sosyal kuralları unutmamıza sebep olabilir.

Siber gerçeklikte sosyal iletişim arttıkça kelimelerimizin etkilerinin farkında olmamız daha da önemli hale geliyor. Gerçek dünyada çok umursamadığımız görsel veya işitsel ipuçları olmadan mesajlarımızı okuyanların insan olduğunu unutabiliriz. Unutmayalım ki, internetteki sosyal davranış kuralları, siber toplumumuzun diğer üyelerini incitmememiz için çok faydalı kurallardır..